Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/19062 K.2012/25993
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Ruhsatsız inşaatın bulunduğu yerin belediye sınırları içinde kalıp kalmadığının ve özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının araştırılması, mücavir alanın 184/1. madde kapsamında bulunmadığının dikkate alınması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK'nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
TCK'nın 50. maddesi uyarınca hapis cezaları paraya çevrilen ve sabıkasız olan sanıkların, ruhsata aykırı yapıyı kendilerine ait hisseli arsaları üzerine yapmaları karşısında, yakınan ve kamunun uğradığı maddi bir zararın bulunmadığı ve TCK'nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmayacağı da gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin diğer koşulların varlığının irdelenip tartışılması gerekirken "kamunun zarara uğramasına neden oldukları ve pişmanlıkları görülmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanıklar ... ve ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Ruhsatsız inşaatın bulunduğu yerin belediye sınırları içinde kalıp kalmadığının ve özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının araştırılması, mücavir alanın 184/1. madde kapsamında bulunmadığının dikkate alınması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK'nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
TCK'nın 50. maddesi uyarınca hapis cezaları paraya çevrilen ve sabıkasız olan sanıkların, ruhsata aykırı yapıyı kendilerine ait hisseli arsaları üzerine yapmaları karşısında, yakınan ve kamunun uğradığı maddi bir zararın bulunmadığı ve TCK'nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmayacağı da gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin diğer koşulların varlığının irdelenip tartışılması gerekirken "kamunun zarara uğramasına neden oldukları ve pişmanlıkları görülmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanıklar ... ve ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.