Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/16891 K.2012/27231
Özet: Uyuşmazlık, belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde suça konu olan bir mücavir alanın imar kirliliğine neden olma suçundan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, eksik inceleme ve hatalı uygulamalar nedeniyle verilen mahkumiyet kararını bozarak dosyayı esas/hüküm mahkemesine geri gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 184/4. maddesinin “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.” hükmü uyarınca suça konu yer mücavir alanda ise anılan maddenin 1. fıkrasındaki imar kirliliğine neden olma suçunun oluşmayacak olması karşısında, anılan yerin suç tarihi itibarı ile mücavir alanda kalıp kalmadığı ya da özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de, sabıkasız olan sanığa yükletilen, bina yapma suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda, sanığın ... ... isimli kişinin hissesine de tecavüzü olup olmadığı saptandıktan sonra, tecavüzünün olmaması durumunda kamunun uğradığı maddi (somut) bir zararın bulunmaması ve TCK’nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaması karşısında, “sanığın kaçak binayı eski hale getirerek kamu zararını gidermediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 184/4. maddesinin “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.” hükmü uyarınca suça konu yer mücavir alanda ise anılan maddenin 1. fıkrasındaki imar kirliliğine neden olma suçunun oluşmayacak olması karşısında, anılan yerin suç tarihi itibarı ile mücavir alanda kalıp kalmadığı ya da özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de, sabıkasız olan sanığa yükletilen, bina yapma suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda, sanığın ... ... isimli kişinin hissesine de tecavüzü olup olmadığı saptandıktan sonra, tecavüzünün olmaması durumunda kamunun uğradığı maddi (somut) bir zararın bulunmaması ve TCK’nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaması karşısında, “sanığın kaçak binayı eski hale getirerek kamu zararını gidermediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.