Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/15440 K.2013/29403
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit, hakaret
**HÜKÜM:** Düşme, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-...'nun 26.01.2009 tarihli oturumda sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle, sanık ... hakkında kurulan hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, mağdur ...'nun, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tekerrüre dayanak alınan ilam asliye ceza mahkemesi'ne ait olmasına karşın, yazım yanılgısıyla sulh ceza mahkemesi olarak gösterilmiş ise de, bu hususun yerinde düzeltilebileceği ve bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından sanık ...'nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 25/11/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık ...'nun 765 ve 647 sayılı Yasalar döneminde işlediği suçtan dolayı hakkında verilen adli para czasının ertelenmesi kararına ilişkin adli sicil kaydının, 5237 sayılı yeni TCK döneminde işlenen suçlar bakımından tekerrüre esas alınmaması gerekmektedir.
Şöyleki; 5237 sayılı TCK'nın 58/1'nci maddesindeki düzenlemeye göre, yeni yasa döneminde erteli cezanın infazı aranmayıp infaz edilmiş sayılma kabul edilmiş; oysa eski yasa dönemindeki erteleme kararı tekerrüre esas olmayıp, 765 sayılı Yasanın 95/2'nci maddesi gereğince infaz edilmekteydi. Dolayısıyla, 765 sayılı Yasa döneminde verilmiş erteleme kararına konu sabıkasının tekerrüre esas alınmaması gerekir.
Diğer yandan 5237 sayılı Yasanın 51'nci maddesi ile 51/7'nci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, yeni TCK sistemi adli para cezalarının ertelenmesini kabul etmediğinden, erteleme kararına uygun davranılmaması halinde, özgürlüğü bağlayıcı cezanın tamamen veya kısmen çektirilmesi benimsenmiştir.
Yine bu nedenlerle, 765 sayılı Yasa döneminde verilen erteli adli para cezasının, yeni TCK döneminde tekerrüre esas alınmaması gerektiğinden, yüksek çoğunluğun sanık ...'nun cezasının onanmasına ilişkin (2) nolu görüşüne iştirak edilmemiştir.
SUÇLAR : Yaralama, tehdit, hakaret
**HÜKÜM:** Düşme, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-...'nun 26.01.2009 tarihli oturumda sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle, sanık ... hakkında kurulan hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, mağdur ...'nun, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tekerrüre dayanak alınan ilam asliye ceza mahkemesi'ne ait olmasına karşın, yazım yanılgısıyla sulh ceza mahkemesi olarak gösterilmiş ise de, bu hususun yerinde düzeltilebileceği ve bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından sanık ...'nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 25/11/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık ...'nun 765 ve 647 sayılı Yasalar döneminde işlediği suçtan dolayı hakkında verilen adli para czasının ertelenmesi kararına ilişkin adli sicil kaydının, 5237 sayılı yeni TCK döneminde işlenen suçlar bakımından tekerrüre esas alınmaması gerekmektedir.
Şöyleki; 5237 sayılı TCK'nın 58/1'nci maddesindeki düzenlemeye göre, yeni yasa döneminde erteli cezanın infazı aranmayıp infaz edilmiş sayılma kabul edilmiş; oysa eski yasa dönemindeki erteleme kararı tekerrüre esas olmayıp, 765 sayılı Yasanın 95/2'nci maddesi gereğince infaz edilmekteydi. Dolayısıyla, 765 sayılı Yasa döneminde verilmiş erteleme kararına konu sabıkasının tekerrüre esas alınmaması gerekir.
Diğer yandan 5237 sayılı Yasanın 51'nci maddesi ile 51/7'nci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, yeni TCK sistemi adli para cezalarının ertelenmesini kabul etmediğinden, erteleme kararına uygun davranılmaması halinde, özgürlüğü bağlayıcı cezanın tamamen veya kısmen çektirilmesi benimsenmiştir.
Yine bu nedenlerle, 765 sayılı Yasa döneminde verilen erteli adli para cezasının, yeni TCK döneminde tekerrüre esas alınmaması gerektiğinden, yüksek çoğunluğun sanık ...'nun cezasının onanmasına ilişkin (2) nolu görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.