Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/15281 K.2013/28514
Özet: Uyuşturucu madde bulundurma ve tehdit suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararı temyiz edildiğinde, mahkeme uyuşturucu madde bulundurma hükmünün 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği tarihten bağımsız olarak itiraz kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirledi. Mahkeme, tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyizi kabul ederek, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağını düzeltti ve kararın mahkumiyet sonucunu onayladı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma" suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olduğu, yapılan başvurunun mahallinde bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...'nun tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5275 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabilmesi ve sanık hakkında sonuç olarak adli para cezasına hükmolunması karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, "tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkarılması" biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma" suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olduğu, yapılan başvurunun mahallinde bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...'nun tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5275 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabilmesi ve sanık hakkında sonuç olarak adli para cezasına hükmolunması karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, "tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkarılması" biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.