Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/13151 K.2012/25716
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kendi taşınmazında yapılan inşaatla imar kirliliğine neden olması nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, temyiz gerekçelerinin geçerli bulunduğunu ve kararın hatalı olduğunu kabul ederek hükmü bozup dosyanın esas mahkemeye iade edilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suçtan doğrudan zarar görme olasılığı bulunan Şambayat Belediye Başkanlığı'nın duruşmadan haberdar edilmemesi,
2-TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca 3. fıkra hariç mücavir alanın maddenin kapsamı dışında tutulması karşısında; suça konu inşaatın bulunduğu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
a) Sanığa yükletilen kendisine ait taşınmaz üzerinde inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve sanığın sabıkasının silinme koşullarının gerçekleşmesi karşısında kişilik özelliklerine ilişkin CMK 231/6-b fıkrasındaki ölçüt yasal ve yeterli ölçüde tartışılmadan kanundaki ifadelerin tekrar edilmesi suretiyle, CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
b) Sanığa atılı imar kirliliğine neden olma suçu nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın genel hükümlerinin ayrı ayrı olaya uygulanması gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri uyarınca, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle sanık lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suçtan doğrudan zarar görme olasılığı bulunan Şambayat Belediye Başkanlığı'nın duruşmadan haberdar edilmemesi,
2-TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca 3. fıkra hariç mücavir alanın maddenin kapsamı dışında tutulması karşısında; suça konu inşaatın bulunduğu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
a) Sanığa yükletilen kendisine ait taşınmaz üzerinde inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve sanığın sabıkasının silinme koşullarının gerçekleşmesi karşısında kişilik özelliklerine ilişkin CMK 231/6-b fıkrasındaki ölçüt yasal ve yeterli ölçüde tartışılmadan kanundaki ifadelerin tekrar edilmesi suretiyle, CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
b) Sanığa atılı imar kirliliğine neden olma suçu nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın genel hükümlerinin ayrı ayrı olaya uygulanması gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri uyarınca, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle sanık lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.