Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/10262 K.2013/22802
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hakaret suçu nedeniyle verilen hapis cezasının miktarı ve infaz rejiminin belirlenmesiyle ilgili temyiz başvurusudur; Mahkeme, hatalı ceza tayini ve denetimli serbestlik tedbirinin eksik uygulanmasını tespit ederek kararın bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde alkollü olan sanığın, sokakta rastgele hakaret edip bağırıp çağırması üzerine, İl Emniyet Müdür Yardımcısının makam şoförü olan sivil giyimli polis memuru ...'ın sanığı ikaz ettiği, olay sırasında kendisinin polis memuru olduğunu açıkladığına ilişkin delil bulunmadığı halde, savunma tanığı ...'da dinlenmeden eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında, TCK'nın 125/3-a, maddesi gereğince hükmedilen 1 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılırken, 1 yıl 9 ay hapis yerine, hesap hatası yapılarak, 1 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, mükerrir olan sanık hakkında, TCK'nın 58/7. maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde alkollü olan sanığın, sokakta rastgele hakaret edip bağırıp çağırması üzerine, İl Emniyet Müdür Yardımcısının makam şoförü olan sivil giyimli polis memuru ...'ın sanığı ikaz ettiği, olay sırasında kendisinin polis memuru olduğunu açıkladığına ilişkin delil bulunmadığı halde, savunma tanığı ...'da dinlenmeden eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında, TCK'nın 125/3-a, maddesi gereğince hükmedilen 1 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılırken, 1 yıl 9 ay hapis yerine, hesap hatası yapılarak, 1 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, mükerrir olan sanık hakkında, TCK'nın 58/7. maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.