Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/7902 K.2013/8657
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, birden fazla kişiye karşı tek fiille tehdit suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 106/2-a ve 43/2. maddeleri uyarınca uygulama yapılması yerine, mağdur sayısınca suç oluştuğundan bahisle ayrı ayrı hüküm kurulması,
2-Katılan ...'in, fal bakma işi ile iştigal eden kızı ... ile birlikte aynı evde kaldığı ve sanığın komşusu oldukları; sanığın eşinin, ...'nin evinde birkaç kez fal baktırdığı, her defasında ...'nin, sanığın kendisini aldattığını ve terk edeceğini söylediği, bu nedenle sanık ile eşinin şiddetli sorunlar yaşadığının kabulü ve sanığın savunmasında, olay günü ... ile konuşmak üzere oturdukları eve gittiği, ... nin evde olmaması üzerine, durumu annesi olan katılana ilettiğinde katılanın evde beslediği köpeğe seslendiğini iddia etmesi karşısında, savunmanın doğruluğu araştırılıp, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak, katılan ...'e yönelik tehdit suçunda, sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması,
3-08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek, cezanın bireyselleştirilmesinden önce hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu ve maddede belirtilen zarar kavramının, somut ve maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması, incelenen dosyada da, sanığa yükletilen suçların, kişilere karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması karşısında, sanığın silahla tehdit eylemi yönünden CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun uygulanma koşullarının değerlendirilmemesi, diğer suçlar yönünden ise ''mağdurun zararının karşılanmadığı'' biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle, anılan Kanun hükmünün uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, birden fazla kişiye karşı tek fiille tehdit suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 106/2-a ve 43/2. maddeleri uyarınca uygulama yapılması yerine, mağdur sayısınca suç oluştuğundan bahisle ayrı ayrı hüküm kurulması,
2-Katılan ...'in, fal bakma işi ile iştigal eden kızı ... ile birlikte aynı evde kaldığı ve sanığın komşusu oldukları; sanığın eşinin, ...'nin evinde birkaç kez fal baktırdığı, her defasında ...'nin, sanığın kendisini aldattığını ve terk edeceğini söylediği, bu nedenle sanık ile eşinin şiddetli sorunlar yaşadığının kabulü ve sanığın savunmasında, olay günü ... ile konuşmak üzere oturdukları eve gittiği, ... nin evde olmaması üzerine, durumu annesi olan katılana ilettiğinde katılanın evde beslediği köpeğe seslendiğini iddia etmesi karşısında, savunmanın doğruluğu araştırılıp, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak, katılan ...'e yönelik tehdit suçunda, sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması,
3-08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek, cezanın bireyselleştirilmesinden önce hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu ve maddede belirtilen zarar kavramının, somut ve maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması, incelenen dosyada da, sanığa yükletilen suçların, kişilere karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması karşısında, sanığın silahla tehdit eylemi yönünden CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun uygulanma koşullarının değerlendirilmemesi, diğer suçlar yönünden ise ''mağdurun zararının karşılanmadığı'' biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle, anılan Kanun hükmünün uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.