‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/7674 K.2013/2075

Esas No: 2011/7674 · Karar No: 2013/2075 · Karar Tarihi: 29.01.2013
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen eylem nedeniyle TCK'nın 257/3. madde ve fıkrası delaletiyle TCK 257/1. madde ve fıkrasında “bir yıldan üç yıla kadar hapis” yaptırımı öngörüldüğü, hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi ve TCK'nın 257/3. fıkrasında “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası” şeklinde ayrı bir yaptırım öngörüldüğü, yine aynı fıkranın 02.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105. maddesi ile yürürlükten kaldırılıp TCK'nın 250/1. madde ve fıkrasına “kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir” şeklinde yapılan ekleme ile eylemin irtikap suçunu oluşturacağı şeklinde düzenleme yapılması karşısında, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun sözü edilen 6086 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 257/1. maddesi uyarınca yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?