Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/7275 K.2011/6697
Görevli memura direnme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265/1-4, 50/1, 52/2. maddeleri gereğince 5.400 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58/6 maddesince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve 2003/488 esas, 2005/1027 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 31.01.2011 gün ve 6824 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2011 gün ve 84840 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “5237 sayılı Kanun'un 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde hakkında adlî para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5237 sayılı TCY.nın 50. maddesinin 5. fıkrasında "Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir." 58. maddesinin 6. fıkrasında "Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." 7. fıkrasında "Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir." 8.fıkrasında ise "Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır." hükümleri yer almaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olduğu ve aynı Yasanın adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Öte yandan 5237 sayılı TCY.nın 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." Aynı yasa maddesinin, 5377 sayılı Yasa ile değişik 3.fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." hükümleri yer almaktadır. Mükerrirlere özgü infaz rejiminin hükmedilen cezanın infazıyla ilgili olduğu ve bu yönde verilen kararın yerine getirme yönteminin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde düzenlendiği görülmektedir. 5237 sayılı TCY.da değişiklik öngören 5377 sayılı Yasanın gerekçesinde de "…. Kanunun sisteminde bir ceza infaz rejimi olarak kabul edilen hapis cezasının ertelenmesi ile koşullu salıverilme ve mükerrirlere özgü infaz rejimi bakımından, birinci ve ikinci fıkralardaki zaman bakımından uygulama kuralları uygulanacaktır." denilerek, infaz hükümlerinin derhal yürürlük ilkesinin ayrıksı durumu olarak kabul edilen üç konuda 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesinin uygulanması zorunluluğuna işaret edilmiştir.
Belirtilen yasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükmolunan cezanın türü ve suç tarihi itibariyle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin tekerrür hükmü uygulamasının hukuka aykırı olduğu açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.11.2005 tarih ve 2003/488-2005/1027 sayılı kararın 5271 sayılı CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılığın aynı yasa maddesinin 4/6 fıkrası uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; mahkumiyet kararının (B)/7-8 numaralı bentlerinde yer alan 5237 sayılı TCY.nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısımların, hükümden ÇIKARILMASINA, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, 11.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tebliğnamede “5237 sayılı Kanun'un 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde hakkında adlî para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5237 sayılı TCY.nın 50. maddesinin 5. fıkrasında "Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir." 58. maddesinin 6. fıkrasında "Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." 7. fıkrasında "Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir." 8.fıkrasında ise "Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır." hükümleri yer almaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olduğu ve aynı Yasanın adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Öte yandan 5237 sayılı TCY.nın 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." Aynı yasa maddesinin, 5377 sayılı Yasa ile değişik 3.fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." hükümleri yer almaktadır. Mükerrirlere özgü infaz rejiminin hükmedilen cezanın infazıyla ilgili olduğu ve bu yönde verilen kararın yerine getirme yönteminin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde düzenlendiği görülmektedir. 5237 sayılı TCY.da değişiklik öngören 5377 sayılı Yasanın gerekçesinde de "…. Kanunun sisteminde bir ceza infaz rejimi olarak kabul edilen hapis cezasının ertelenmesi ile koşullu salıverilme ve mükerrirlere özgü infaz rejimi bakımından, birinci ve ikinci fıkralardaki zaman bakımından uygulama kuralları uygulanacaktır." denilerek, infaz hükümlerinin derhal yürürlük ilkesinin ayrıksı durumu olarak kabul edilen üç konuda 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesinin uygulanması zorunluluğuna işaret edilmiştir.
Belirtilen yasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükmolunan cezanın türü ve suç tarihi itibariyle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin tekerrür hükmü uygulamasının hukuka aykırı olduğu açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.11.2005 tarih ve 2003/488-2005/1027 sayılı kararın 5271 sayılı CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılığın aynı yasa maddesinin 4/6 fıkrası uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; mahkumiyet kararının (B)/7-8 numaralı bentlerinde yer alan 5237 sayılı TCY.nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısımların, hükümden ÇIKARILMASINA, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, 11.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.