Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/655 K.2013/7502
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükunu bozma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın müştekiyi telefonla arayarak, “ucunda ölümde olsa, sen istesen de istemesen de kızını zorla alacağım” diye tehdit ettiği iddiasıyla dava açılmış olması, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılmış bir kamu davası bulunmaması karşısında; iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmayıp, ek savunma hakkı da tanınmadan, dava açılmayan suçtan hükümlülük kararı verilerek, CMK'nın 225/1. ve 226/1. maddelerine aykırı davranılması,
2- Kabule göre de;
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK'nın 50/1-f maddesinde, “Cezanın kamuya yararlı bir işte çalıştırılması” seçenek yaptırımına çevrilmesi halinde, süresinin mahkum olunan cezanın yarısından daha az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulunken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükunu bozma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın müştekiyi telefonla arayarak, “ucunda ölümde olsa, sen istesen de istemesen de kızını zorla alacağım” diye tehdit ettiği iddiasıyla dava açılmış olması, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılmış bir kamu davası bulunmaması karşısında; iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmayıp, ek savunma hakkı da tanınmadan, dava açılmayan suçtan hükümlülük kararı verilerek, CMK'nın 225/1. ve 226/1. maddelerine aykırı davranılması,
2- Kabule göre de;
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK'nın 50/1-f maddesinde, “Cezanın kamuya yararlı bir işte çalıştırılması” seçenek yaptırımına çevrilmesi halinde, süresinin mahkum olunan cezanın yarısından daha az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulunken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.