Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/6424 K.2012/32527
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunması karşısında; TCK'nın 58. maddesi uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ...'nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması, biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA,
B-Görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İddianame içeriğinde sanığın görevli trafik polislerine hitaben "bu aracı buradan kaldıranı mahvederim, yok ederim" diyerek tehdit edip direndiğinin iddia edildiği, 10/05/2007 tarihli olay tutanağında, sanığın görevlilere sövdükten sonra olaya müdahale eden görevlilere "beni götüremezsiniz; götürebiliyorsanız götürün" diyerek zorluk çıkarttığının belirtildiği, şikayetçi ...'ın 14/02/2008 tarihli duruşmadaki beyanında "sanığın tehdit ettiğini duymadığını", diğer şikayetçi ...'in ise "olay yerinden uzak olduğunu" beyan etmeleri, hükme esas alınan tanık polis memurlarının soruşturma aşamasındaki beyanlarında, "sanığın görevli memurlara sövmesi üzerine sahsı uyardıklarını, buna rağmen taşkınlığa devam etmesi üzerine gözaltına aldıklarını", tanık Ömer Gör'ün olay tutanağını doğrular şekilde, "beni götüremezsiniz; götürebiliyorsanız götürün" dediğini beyan etmeleri, tanıkların kovuşturma aşamasında, sanığın "trafik polislerini tehdit ettiğini, kendilerine saldırmaya çalıştığını" beyan etmeleri karşısında; olay tutanağı, şikayetçiler ve tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, sanığın şikayetçileri olay sırasında tehdit edip etmediğinin şüpheye mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve "sanığın görevlilere saldırdığı, cebir uyguladığı" biçimindeki yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın eylemini birden fazla polis memuruna yönelik olarak tek fiille gerçekleştirmesi karşısında; TCK'nın 43/2 madde ve fıkrasının uygulanmaması,
b-Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
c-5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CYY.nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunması karşısında; TCK'nın 58. maddesi uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ...'nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması, biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA,
B-Görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İddianame içeriğinde sanığın görevli trafik polislerine hitaben "bu aracı buradan kaldıranı mahvederim, yok ederim" diyerek tehdit edip direndiğinin iddia edildiği, 10/05/2007 tarihli olay tutanağında, sanığın görevlilere sövdükten sonra olaya müdahale eden görevlilere "beni götüremezsiniz; götürebiliyorsanız götürün" diyerek zorluk çıkarttığının belirtildiği, şikayetçi ...'ın 14/02/2008 tarihli duruşmadaki beyanında "sanığın tehdit ettiğini duymadığını", diğer şikayetçi ...'in ise "olay yerinden uzak olduğunu" beyan etmeleri, hükme esas alınan tanık polis memurlarının soruşturma aşamasındaki beyanlarında, "sanığın görevli memurlara sövmesi üzerine sahsı uyardıklarını, buna rağmen taşkınlığa devam etmesi üzerine gözaltına aldıklarını", tanık Ömer Gör'ün olay tutanağını doğrular şekilde, "beni götüremezsiniz; götürebiliyorsanız götürün" dediğini beyan etmeleri, tanıkların kovuşturma aşamasında, sanığın "trafik polislerini tehdit ettiğini, kendilerine saldırmaya çalıştığını" beyan etmeleri karşısında; olay tutanağı, şikayetçiler ve tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, sanığın şikayetçileri olay sırasında tehdit edip etmediğinin şüpheye mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve "sanığın görevlilere saldırdığı, cebir uyguladığı" biçimindeki yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın eylemini birden fazla polis memuruna yönelik olarak tek fiille gerçekleştirmesi karşısında; TCK'nın 43/2 madde ve fıkrasının uygulanmaması,
b-Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
c-5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CYY.nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.