Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/5087 K.2012/5955
Özet: Uyuşmazlık konusu, yerel mahkemece imar kirliliğine neden olmak suçundan verilen hükmün temyiz edilmesi ve ilgili kanunların uygulanmasıdır. Mahkeme, temyizin reddi gerekçelerini bulmadığını belirterek kararın bozulmasına ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinin yapı tatil zaptının düzenlendiği 18.12.2004 olması ve 12.10.2004 tarihi ile 01.06.2005 tarihleri arasında 765 ve 647 sayılı kanunların yürürlükte olması karşısında. 5252 sayılı kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmadığı gibi ceza belirlenirken 5237 sayılı kanunun 62. maddesinin uygulanmasına karşın, erteleme konusunun 647 sayılı kanunun 6. maddesine göre değerlendirilmek suretiyle karma uygulamaya yol açılması,
2- Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunan sanık hakkında, geçmişi ve suç işleme konusundaki eğilimi olumlu değerlendirilerek 647 sayılı kanunun 6. maddesinin uygulanmasına karşın, sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, mağdur ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması ve TCK.nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmaması da gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde CMK.nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine. 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinin yapı tatil zaptının düzenlendiği 18.12.2004 olması ve 12.10.2004 tarihi ile 01.06.2005 tarihleri arasında 765 ve 647 sayılı kanunların yürürlükte olması karşısında. 5252 sayılı kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmadığı gibi ceza belirlenirken 5237 sayılı kanunun 62. maddesinin uygulanmasına karşın, erteleme konusunun 647 sayılı kanunun 6. maddesine göre değerlendirilmek suretiyle karma uygulamaya yol açılması,
2- Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunan sanık hakkında, geçmişi ve suç işleme konusundaki eğilimi olumlu değerlendirilerek 647 sayılı kanunun 6. maddesinin uygulanmasına karşın, sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, mağdur ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması ve TCK.nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmaması da gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde CMK.nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine. 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.