Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/4940 K.2012/23717
Özet: Uyuşmazlık: Yerel Mahkemece verilen imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyet kararı temyiz edildi; savcı ve sanık, kararın geçerliliği konusunda anlaşmazlık yaşadı. Mahkeme, temyizin reddi gerekçelerini belirterek kararın bozulmasına karar verdi ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesini emretti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinin yapı tatil zaptının düzenlendiği 20.05.2005 olması ve 12.10.2004 tarihi ile 01.06.2005 tarihleri arasında 765 sayılı TCK ve 647 sayılı Yasanın yürürlükte olması karşısında, 23.07.1938 gün, 23/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin kararlarında açıkça belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren Yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunan lehe yasanın uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri de mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı 6.fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlara göre değerlendirilmelidir.
Yargılamaya konu somut olayda; daha önce hükümlülük kararı bulunmayan ve tekrar suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat oluşması nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında "suçun niteliği ve TCK'nın 184/5 maddesindeki şartın gerçekleşmediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinin yapı tatil zaptının düzenlendiği 20.05.2005 olması ve 12.10.2004 tarihi ile 01.06.2005 tarihleri arasında 765 sayılı TCK ve 647 sayılı Yasanın yürürlükte olması karşısında, 23.07.1938 gün, 23/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin kararlarında açıkça belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren Yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunan lehe yasanın uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri de mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı 6.fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlara göre değerlendirilmelidir.
Yargılamaya konu somut olayda; daha önce hükümlülük kararı bulunmayan ve tekrar suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat oluşması nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında "suçun niteliği ve TCK'nın 184/5 maddesindeki şartın gerçekleşmediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.