Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/23881 K.2012/32144
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın yaralama, mala zarar verme ve iftira suçlarından dolayı verilen mahkeme kararının temyiz edilmesi ve bu kararın geçerliliği ile ilgili hususlardır; (2) Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek kararı bozulmasına gerek olmadığını belirterek, dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yaralama, mala zarar verme, iftira
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Yaralama ve mala zarar verme eylemlerine ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık ... müdafii ile Üst Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın, herhangi bir merciye başvurmaksızın kendi hakkındaki soruşturma sırasında Cumhuriyet savcısına verdiği savunmasında; “tarladan köyümüz olan ... dönerken ... yolda beni durdurdu. Kendisi o sırada eşeği ile gidiyordu ve beni durdurduğunda eşekten aşağı inmişti. Benim durmam ile birlikte yerden bir taş alarak benim kamyonumun sağ camına attı ve cam kırıldı. Daha sonra bana saldıracağını düşünerek kamyonumu harekete ettirdiğim anda ...'nın eşeği de birden benim önüme çıktı ve ben istemeyerek onun eşeğine çarptım ve hemen olay yerinden kaçtım" şeklindeki anlatımı ile ne şekilde iftira kastı taşıdığı açıklanıp, anlatımının TCK'nın 128. maddesindeki savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışılmadan hüküm kurulması,
b) Mahkemenin kabulüne göre de, mükerrir olan sanık hakında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafii ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yaralama, mala zarar verme, iftira
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Yaralama ve mala zarar verme eylemlerine ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık ... müdafii ile Üst Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın, herhangi bir merciye başvurmaksızın kendi hakkındaki soruşturma sırasında Cumhuriyet savcısına verdiği savunmasında; “tarladan köyümüz olan ... dönerken ... yolda beni durdurdu. Kendisi o sırada eşeği ile gidiyordu ve beni durdurduğunda eşekten aşağı inmişti. Benim durmam ile birlikte yerden bir taş alarak benim kamyonumun sağ camına attı ve cam kırıldı. Daha sonra bana saldıracağını düşünerek kamyonumu harekete ettirdiğim anda ...'nın eşeği de birden benim önüme çıktı ve ben istemeyerek onun eşeğine çarptım ve hemen olay yerinden kaçtım" şeklindeki anlatımı ile ne şekilde iftira kastı taşıdığı açıklanıp, anlatımının TCK'nın 128. maddesindeki savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışılmadan hüküm kurulması,
b) Mahkemenin kabulüne göre de, mükerrir olan sanık hakında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafii ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.