Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/23373 K.2012/31774
Özet: Uyuşmazlık, Asliye Ceza Mahkemesi’nin sanıklar hakkında hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından verdiği hükümlere ilişkin temyiz başvurusudur. Mahkeme, temyizin esasından reddiyle kararını onaylayarak, sanıklara verilen hapis cezalarını ve denetimli serbestlik tedbirini korumaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar ... ve ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından verilen hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Katılan ve tanık beyanları ile 05.02.2009 tarihli olay tutanağı içeriğinde; olay sırasında sanıklardan ...’nin görevli polis memurlarına saldırmak ve tehdit etmek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu ve her iki sanığın sinkaflı sözlerle hakaret suçunu işlediklerinin belirtilmesi ve sanık ...’ın görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair herhangi bir beyan ve tespit bulunmamaması karşısında, sanığın yükletilen suçu işlediğine dair kanıtlar açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b-Sanıklar hakkında hakaret suçundan ceza belirlenirken “suçun işleniş biçimi, suç amaç ve saiki, sanığın şahsi ve sosyal durumu” dikkate alınarak adli para cezası seçilmesine karşın, görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemleri nedeniyle verilen hapis cezaları “sanığın geçmişi, suçun işleniş biçimi” şeklindeki benzer gerekçelerle, TCK’nın 50. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek cezaların şahsileştirilmesinde çelişkiye düşülmesi,
c-Sanık ... hakkında, TCK'nın 58/7 maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yasaya aykırı ve sanıklar ... ve ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar ... ve ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından verilen hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Katılan ve tanık beyanları ile 05.02.2009 tarihli olay tutanağı içeriğinde; olay sırasında sanıklardan ...’nin görevli polis memurlarına saldırmak ve tehdit etmek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu ve her iki sanığın sinkaflı sözlerle hakaret suçunu işlediklerinin belirtilmesi ve sanık ...’ın görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair herhangi bir beyan ve tespit bulunmamaması karşısında, sanığın yükletilen suçu işlediğine dair kanıtlar açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b-Sanıklar hakkında hakaret suçundan ceza belirlenirken “suçun işleniş biçimi, suç amaç ve saiki, sanığın şahsi ve sosyal durumu” dikkate alınarak adli para cezası seçilmesine karşın, görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemleri nedeniyle verilen hapis cezaları “sanığın geçmişi, suçun işleniş biçimi” şeklindeki benzer gerekçelerle, TCK’nın 50. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek cezaların şahsileştirilmesinde çelişkiye düşülmesi,
c-Sanık ... hakkında, TCK'nın 58/7 maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yasaya aykırı ve sanıklar ... ve ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.