Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/23010 K.2012/20573
Özet: (1) Yalan yere yemin suçundan hüküm giymiş sanığın mahkumiyeti, dosyada alacak‑veresek ilişkisi ve maddi zarar bulunmaması gibi nedenlerle temyiz sürecinde incelendi; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, temyiz nedenlerinin yetersiz olduğu ve hüküm açıklamasının geri bırakılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararını bozarak dosyayı yeniden esas mahkemeye gönderdi.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yalan yere yemin
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın davacı sıfatıyla, sanık aleyhine Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı itirazın iptali davasının, yazılı belge ile ispatı gerekli bir konuya ilişkin olması, söz konusu davanın HUMK’nın 288. maddesi dayanak gösterilerek reddedilmesi ve sanığın, katılanla mal alışverişi yaptığını gösterdiği belirtilen dosya içerisinde mevcut veresiye defter fotokopisinden bu durumun anlaşılamaması karşısında, sanıkla katılan arasında alacak verecek ilişkisi bulunduğuna ve sanığın katılana borcu olduğuna dair tanık anlatımlarının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 02.04.1941 gün ve 1940/19 esas, 1941/12 karar sayılı içtihadı da dikkate alındığında, mahkumiyet için yeterli delil sayılmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre, dosyada mevcut adli sicil kaydından sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında; yalan yere yemin etme eylemi neticesinde mağdur veya kamunun doğrudan bir maddi zarara uğraması söz konusu olmadığı halde, katılanın maddi zararı giderilmediği şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Yalan yere yemin
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın davacı sıfatıyla, sanık aleyhine Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı itirazın iptali davasının, yazılı belge ile ispatı gerekli bir konuya ilişkin olması, söz konusu davanın HUMK’nın 288. maddesi dayanak gösterilerek reddedilmesi ve sanığın, katılanla mal alışverişi yaptığını gösterdiği belirtilen dosya içerisinde mevcut veresiye defter fotokopisinden bu durumun anlaşılamaması karşısında, sanıkla katılan arasında alacak verecek ilişkisi bulunduğuna ve sanığın katılana borcu olduğuna dair tanık anlatımlarının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 02.04.1941 gün ve 1940/19 esas, 1941/12 karar sayılı içtihadı da dikkate alındığında, mahkumiyet için yeterli delil sayılmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre, dosyada mevcut adli sicil kaydından sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında; yalan yere yemin etme eylemi neticesinde mağdur veya kamunun doğrudan bir maddi zarara uğraması söz konusu olmadığı halde, katılanın maddi zararı giderilmediği şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.