Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/22469 K.2012/21704
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Belediye mücavir alan sınırları içerisinde olduğu bilirkişi raporu ile anlaşılan sanığa ait yapının bulunduğu taşınmazın, içme suyu koruma havzasında olduğunun belirlenmesi karşısında özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığının ilgili belediyeden sorulması gerekirken, eksik araştırma ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre;
a-Belediye mücavir alan sınırları içerisinde imar kirliliğine neden olma suçunun oluşmayacağının gözetilmemesi,
b-Hakkında TCK'nın 62. maddesi uygulanan ve sabıkasız olan sanığa yükletilen kendisine ait taşınmaz üzerinde ruhsatsız inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda, katılan ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması karşısında, sanık lehine CMK'nın 231/5. maddesinin uygulama koşullarının tartışılmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Belediye mücavir alan sınırları içerisinde olduğu bilirkişi raporu ile anlaşılan sanığa ait yapının bulunduğu taşınmazın, içme suyu koruma havzasında olduğunun belirlenmesi karşısında özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığının ilgili belediyeden sorulması gerekirken, eksik araştırma ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre;
a-Belediye mücavir alan sınırları içerisinde imar kirliliğine neden olma suçunun oluşmayacağının gözetilmemesi,
b-Hakkında TCK'nın 62. maddesi uygulanan ve sabıkasız olan sanığa yükletilen kendisine ait taşınmaz üzerinde ruhsatsız inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda, katılan ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması karşısında, sanık lehine CMK'nın 231/5. maddesinin uygulama koşullarının tartışılmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.