Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/21519 K.2012/21654
Özet: (1) Sanığın, belediye sınırları içinde veya mücavir alanda yer alan bir binayı ruhsatsız yaparak imar kirliliğine neden olduğu iddiası üzerine açılan ceza davası; (2) Mahkeme, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeler nedeniyle kararın bozulmasına karar vererek dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın hazırlık ifadesinde suça konu yerin mücavir alan olduğunu savunması, şikayetçi Yeniay Belediye Başkanlığı'nın 12.06.2006 tarihli yazısında, suça konu bölgenin 03.02.2006 tarih ve 6 numara ile belediye meclisince onaylanan imar planı ile imar kapsamına girdiğinin bildirilmesi karşısında; TCK'nın 184/4.maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alanda veya özel imar rejimine tabi yerler dışında anılan maddenin 1.fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, tutanak tarihi itibariyle suça konu yerin belediye sınırı veya mücavir alanında ya da özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığı ilgili belediyeden sorulup kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanmak ve mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-5271 sayılı CMK'nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureliyle tamamen giderilmesidir. TCK'nın 184.maddesinin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK'nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK'nın 231.maddesinin uygulaması olanağı 6.fıkrada gösterilen objektif ve sübjektif şartlara göre değerlendirilmelidir.
Sabıkasız sanığa yükletilen müşterek malik olduğu taşınmaza ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kamunun zararına yol açmadığı gözetilmeden, "kamunun uğradığı zararın giderilemediği" şeklindeki yasal olmayan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanığın suça konu binanın 12.10.2004 tarihinden önce yapıldığını savunması, temyiz dilekçesine eklediği evraklardan elektrik abonelik tarihinin 22.11.2000, su abonelik tarihinin de 25.11.1999 olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihinin belirlenmesi açısından, komşu binalarda oturan kamu tanıkları ve tutanak düzenleyicilerin yöntemince dinlenmesi, tutanak tanıklarına yapı tatil zaptının tanzim edildiği tarihte suça konu binada inşaatın devam edip etmediğinin sorulması, bilirkişiye inşaatın yapım tarihinin tespitinde hangi teknik verilere dayandığının açıklattırılması, varsa binaya ilişkin elektrik, su, telefon aboneliklerinin hangi tarihte tesis edildiğinin araştırılması, binaya ilişkin numarataj belgesi ile emlak vergisi kayıtlarının getirtilip dosya içerisine konulması ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
4-Kabule göre de; gerekçeli kararda, suç tarihinin, yapı tatil zaptının düzenlenme tarihi olan 21.09.2005 yerine 22.10.2005 olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın hazırlık ifadesinde suça konu yerin mücavir alan olduğunu savunması, şikayetçi Yeniay Belediye Başkanlığı'nın 12.06.2006 tarihli yazısında, suça konu bölgenin 03.02.2006 tarih ve 6 numara ile belediye meclisince onaylanan imar planı ile imar kapsamına girdiğinin bildirilmesi karşısında; TCK'nın 184/4.maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alanda veya özel imar rejimine tabi yerler dışında anılan maddenin 1.fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, tutanak tarihi itibariyle suça konu yerin belediye sınırı veya mücavir alanında ya da özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığı ilgili belediyeden sorulup kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanmak ve mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-5271 sayılı CMK'nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureliyle tamamen giderilmesidir. TCK'nın 184.maddesinin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK'nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK'nın 231.maddesinin uygulaması olanağı 6.fıkrada gösterilen objektif ve sübjektif şartlara göre değerlendirilmelidir.
Sabıkasız sanığa yükletilen müşterek malik olduğu taşınmaza ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kamunun zararına yol açmadığı gözetilmeden, "kamunun uğradığı zararın giderilemediği" şeklindeki yasal olmayan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanığın suça konu binanın 12.10.2004 tarihinden önce yapıldığını savunması, temyiz dilekçesine eklediği evraklardan elektrik abonelik tarihinin 22.11.2000, su abonelik tarihinin de 25.11.1999 olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihinin belirlenmesi açısından, komşu binalarda oturan kamu tanıkları ve tutanak düzenleyicilerin yöntemince dinlenmesi, tutanak tanıklarına yapı tatil zaptının tanzim edildiği tarihte suça konu binada inşaatın devam edip etmediğinin sorulması, bilirkişiye inşaatın yapım tarihinin tespitinde hangi teknik verilere dayandığının açıklattırılması, varsa binaya ilişkin elektrik, su, telefon aboneliklerinin hangi tarihte tesis edildiğinin araştırılması, binaya ilişkin numarataj belgesi ile emlak vergisi kayıtlarının getirtilip dosya içerisine konulması ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
4-Kabule göre de; gerekçeli kararda, suç tarihinin, yapı tatil zaptının düzenlenme tarihi olan 21.09.2005 yerine 22.10.2005 olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.