Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/18228 K.2012/30770
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın Jandarma ihbarı ve şikayetinde iftira suçundan mahkum edilmesi; Mahkeme sonucu: Temyiz başvurusu reddedildi, karar bozulmadı ve sanık hapis cezasıyla mahkum edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın ihbar ettiği bölgede inşai çalışma yapma eyleminin 3 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından yasaklandığı burada duvar örme, beton atma, gibi eylemlerin 2863 sayılı Yasa'nın 65. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve bu konu ile ilgili sanığın Jandarma ihbar telefonunu arayarak şikayette bulunduğundan bahisle iftira suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de, sanığın savunmasında, katılanı inşaat yaparken bizzat gördüğünü ileri sürmesine rağmen bu konuda uzman bilirkişi ile keşif yapılarak savunmasının doğuruluğu araştırılmadan ve sanığın, katılanın kaçak duvar yaptığı iddiası ile ilgili olarak 156 Jandarma ihbar telefonuna ve karakola şikayette bulunmasının sanığın iftira suçundan cezalandırılmasına yeterli somut kanıt niteliğinde olmayıp, ancak vicdani kanı oluşturabileceği, olayda iftira suçunun unsurlarının ve sanığın suçsuz olduğunu bildiği katılana suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu ve de eylemin anayasa ile güvence altına alınan şikayet hakkını kullanma kapsamında kalıp kalmadığı açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/4. maddesi gereğince 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının belirtilmesine karşın, aynı kararda TCK'nın 53/l maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği belirtilerek hükmün karıştırılması,
b) Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın, TCK'nın 51/3 maddesi gereğince denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 3 yıl olarak belirlenmesi,
c) Daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan ve kayden ... doğumlu olup suç tarihi itibariyle 65 yaşını bitirdiği anlaşılan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/3 maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
d) Sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak cezasının ertelenmesi, iftira suçunda giderilmesi gereken katılan tarafından talep edilmiş ölçülebilir (somut) maddi bir zarar bulunmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın ihbar ettiği bölgede inşai çalışma yapma eyleminin 3 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından yasaklandığı burada duvar örme, beton atma, gibi eylemlerin 2863 sayılı Yasa'nın 65. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve bu konu ile ilgili sanığın Jandarma ihbar telefonunu arayarak şikayette bulunduğundan bahisle iftira suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de, sanığın savunmasında, katılanı inşaat yaparken bizzat gördüğünü ileri sürmesine rağmen bu konuda uzman bilirkişi ile keşif yapılarak savunmasının doğuruluğu araştırılmadan ve sanığın, katılanın kaçak duvar yaptığı iddiası ile ilgili olarak 156 Jandarma ihbar telefonuna ve karakola şikayette bulunmasının sanığın iftira suçundan cezalandırılmasına yeterli somut kanıt niteliğinde olmayıp, ancak vicdani kanı oluşturabileceği, olayda iftira suçunun unsurlarının ve sanığın suçsuz olduğunu bildiği katılana suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu ve de eylemin anayasa ile güvence altına alınan şikayet hakkını kullanma kapsamında kalıp kalmadığı açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/4. maddesi gereğince 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının belirtilmesine karşın, aynı kararda TCK'nın 53/l maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği belirtilerek hükmün karıştırılması,
b) Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın, TCK'nın 51/3 maddesi gereğince denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 3 yıl olarak belirlenmesi,
c) Daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan ve kayden ... doğumlu olup suç tarihi itibariyle 65 yaşını bitirdiği anlaşılan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/3 maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
d) Sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak cezasının ertelenmesi, iftira suçunda giderilmesi gereken katılan tarafından talep edilmiş ölçülebilir (somut) maddi bir zarar bulunmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.