‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/1805 K.2012/29335

Esas No: 2011/1805 · Karar No: 2012/29335 · Karar Tarihi: 06.12.2012
Özet: Uyuşmazlık, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hakaret ve iftira suçlamalarıyla ilgili verilen mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, temyiz gerekçelerinin geçerli olmadığını belirterek kararını bozmamış, aynı zamanda sanıkların cezalarını yeniden değerlendirirken mevcut hükümden vazgeçmemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret, iftira

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Diyarbakır Valiliği Sağlık Müdürlüğünün 04.01.2008 tarihli yazısında, kendilerine suça konu ithamları içeren dilekçe gönderilmediğinin bildirilmesi, dosya içerisindeki suça konu mektubun da, TCK'nın 267/1. maddesinde öngörülen "yetkili makam"olmayan milletvekiline hitaben yazılmış olması karşısında, olayda iftira suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden, yetersiz gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-TCK'nın 125/1. maddesinde ''mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılması için fiilin en az 3 kişi ile ihtilat ederek işlenmesi'' gerektiği öngörülmesine karşın, ''ihtilat unsurunun'' ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, hakaret suçundan hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
a) 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi zararı kapsamadığı, yargılamaya konu iftira ve hakaret suçlarında, dosyaya yansıyan ve talep edilen bir zararın bulunmadığı gözetilmeden, suçun işleniş biçimi, kişilik özellikleri ve geçmişi olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanıp, bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile cezaları da ertelenen sanıklar hakkında, "zarar giderilmediğinden" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, anılan Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanıkların iftira ve hakaret eylemlerini, birden çok mağdura karşı birden çok fiille gerçekleştirdiği kabulüne rağmen, TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması,
c) Sanık ...'nin soruşturma evresinde verdiği 28.12.2007 tarihli ifadesinin iftiradan dönme niteliğinde olup olmadığı ve TCK'nın 269/2. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?