Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/17422 K.2013/24601
Özet: (1) Uyuşmazlık, Asliye Ceza Mahkemesi’nin mala zarar verme suçuna ilişkin hükmünü ve ilgili gerekçeleri yetersiz bulup temyiz başvurusunu reddetmesiyle ilgilidir; (2) Mahkeme, kararın kanunlara aykırı olduğunu belirterek, hukuki hataları düzeltmek üzere dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini ve hükümlerin bozulmasını kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasanın 141/3, 5271sayılı CMK'nın 34/1, 230/1 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, belirsiz, kapalı ve duraksamalı söylemlerden kaçınılması, suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, hesapta hataya düşülerek sonuç cezanın 2400 TL yerine 3000 TL bulunarak fazla ceza tayin edilmesi,
3- Sanık hakkında hüküm kurulurken, takdiri indirim ve müsadereye ilişkin yasa maddelerinin gösterilmemesi,
4- Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki sabıkasının kesin nitelikteki adli para cezası olduğu gözetilmeden, TCK'nın 58. maddesinin uygulanması,
5- Sanığın aşamalardaki savunmasında, katılanın işyerine silahla ... etmediğini, taşla iş yerinin tabelasını kırdığını beyan etmesi, diğer sanık ... ve tanık ...'ın da sanığın beyanını doğrulaması, olayı gördüğü iddia edilen tanık ...'in sanığa ait işyerinden çalışıp ayrılması nedeniyle aralarında husumet bulunduğunun ileri sürülmesi karşısında, anlatımlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle ... tutulduğu açıklanıp sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması ve olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde de durularak, haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasanın 141/3, 5271sayılı CMK'nın 34/1, 230/1 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, belirsiz, kapalı ve duraksamalı söylemlerden kaçınılması, suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, hesapta hataya düşülerek sonuç cezanın 2400 TL yerine 3000 TL bulunarak fazla ceza tayin edilmesi,
3- Sanık hakkında hüküm kurulurken, takdiri indirim ve müsadereye ilişkin yasa maddelerinin gösterilmemesi,
4- Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki sabıkasının kesin nitelikteki adli para cezası olduğu gözetilmeden, TCK'nın 58. maddesinin uygulanması,
5- Sanığın aşamalardaki savunmasında, katılanın işyerine silahla ... etmediğini, taşla iş yerinin tabelasını kırdığını beyan etmesi, diğer sanık ... ve tanık ...'ın da sanığın beyanını doğrulaması, olayı gördüğü iddia edilen tanık ...'in sanığa ait işyerinden çalışıp ayrılması nedeniyle aralarında husumet bulunduğunun ileri sürülmesi karşısında, anlatımlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle ... tutulduğu açıklanıp sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması ve olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde de durularak, haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.