Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16944 K.2012/14880
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın görevini kötüye kullanarak suç işlemiş olması ve bu suçu işlediği tarihte yürürlükte olan kanunların uygulanmasıyla ilgili yasal hataların tespit edilmesidir. (2) Mahkeme, temyiz isteğinin reddi nedeniyle kararını bozmak yerine dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine ve yargılamanın yeniden sürdürülmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) a- Gerekçeli karar başlığına suç adının yanlış yazılması,
b- Sanık ... ve tanık ...'ın aşamalardaki anlatımlarında adı geçen ve savcılık personeli olan ... isimli kişinin tanık olarak dinlenerek, hakkında ihzar müzekkeresi çıkarılan ...'ın, 31/12/2008 tarihinde mahkemeye müracaat edip etmediği tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre de;
a- TCK'nın 62. maddesinde yazılı bulunan sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususlar tartışılmadan, yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle anılan maddenin uygulanmaması,
b- Tanık ...'ın katılmadığı celse nedeniyle ne tür bir kamu zararı doğduğu, yöntemince tartışılıp ortaya konulmadan, yasal olmayan gerekçe ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmaması,
c-19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/l-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) a- Gerekçeli karar başlığına suç adının yanlış yazılması,
b- Sanık ... ve tanık ...'ın aşamalardaki anlatımlarında adı geçen ve savcılık personeli olan ... isimli kişinin tanık olarak dinlenerek, hakkında ihzar müzekkeresi çıkarılan ...'ın, 31/12/2008 tarihinde mahkemeye müracaat edip etmediği tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre de;
a- TCK'nın 62. maddesinde yazılı bulunan sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususlar tartışılmadan, yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle anılan maddenin uygulanmaması,
b- Tanık ...'ın katılmadığı celse nedeniyle ne tür bir kamu zararı doğduğu, yöntemince tartışılıp ortaya konulmadan, yasal olmayan gerekçe ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmaması,
c-19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/l-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.