Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16810 K.2012/32676
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, iftira
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanığın katılan ...’e yönelik hakaret ve yaralamaya teşebbüs suçlarından verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca sanık ...’in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanığın katılan ... dışındaki mağdurlara hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, icra müdürünün odasında satış işlemleri yapılırken gerçekleşen hakaret eylemlerinde suçun aleniyet öğesinin oluştuğu ve iddianame ile mağdur ...’e yönelik açılmış bir dava bulunmadığı halde, diğer mağdurlara yönelik görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından dolayı hüküm kurulurken adı geçen mağdurun da ismi belirtilmiş ise de, bu husus esasa etkili görülmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Eleştiri;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar" başlıklı 50. maddesi 2. fıkrasında yer alan "Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında aynı Kanunun 125/3-a maddesi uyarınca verilen kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmemiş,
2- Sanığın mağdur ...’e yönelik “polis bozuntusu” şeklindeki sözleriyle ayrıca hakaret ettiği anlaşıldığından hakaret suçundan ayrı hüküm kurulmamış,
3- Sanığın birden fazla görevliye karşı direnme eylemini gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezaların yasal bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sanık ...’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C- İftira suçuna ilişkin hükmün temyizine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde eski eşi olan ... ile katılan ...’in yeni eşi ...’in birlikte anlaşarak ...’in eski eşini öldürüp ... Barajına attıklarını iddia ettiği, dosya içerisinde bulunan Sultandağı Cumhuriyet Başsavcılığının 2001-163 hazırlık 2001-104 karar sayılı takipsizlik kararına ilişkin fax içeriğine göre ...’in eski eşi ...’in 29.05.2001 tarihinde göle açıldığı sırada boğularak öldüğünün belirtildiği anlaşıldığından, sanığın iddia ettiği ölüm olayına ilişkin soruşturma evraklarının asıllarının istenilerek incelenmesi sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Hakaret, yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, iftira
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanığın katılan ...’e yönelik hakaret ve yaralamaya teşebbüs suçlarından verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca sanık ...’in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanığın katılan ... dışındaki mağdurlara hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, icra müdürünün odasında satış işlemleri yapılırken gerçekleşen hakaret eylemlerinde suçun aleniyet öğesinin oluştuğu ve iddianame ile mağdur ...’e yönelik açılmış bir dava bulunmadığı halde, diğer mağdurlara yönelik görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından dolayı hüküm kurulurken adı geçen mağdurun da ismi belirtilmiş ise de, bu husus esasa etkili görülmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Eleştiri;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar" başlıklı 50. maddesi 2. fıkrasında yer alan "Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında aynı Kanunun 125/3-a maddesi uyarınca verilen kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmemiş,
2- Sanığın mağdur ...’e yönelik “polis bozuntusu” şeklindeki sözleriyle ayrıca hakaret ettiği anlaşıldığından hakaret suçundan ayrı hüküm kurulmamış,
3- Sanığın birden fazla görevliye karşı direnme eylemini gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezaların yasal bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sanık ...’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C- İftira suçuna ilişkin hükmün temyizine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde eski eşi olan ... ile katılan ...’in yeni eşi ...’in birlikte anlaşarak ...’in eski eşini öldürüp ... Barajına attıklarını iddia ettiği, dosya içerisinde bulunan Sultandağı Cumhuriyet Başsavcılığının 2001-163 hazırlık 2001-104 karar sayılı takipsizlik kararına ilişkin fax içeriğine göre ...’in eski eşi ...’in 29.05.2001 tarihinde göle açıldığı sırada boğularak öldüğünün belirtildiği anlaşıldığından, sanığın iddia ettiği ölüm olayına ilişkin soruşturma evraklarının asıllarının istenilerek incelenmesi sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.