‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16774 K.2011/16178

Esas No: 2011/16774 · Karar No: 2011/16178 · Karar Tarihi: 21.09.2011
Tehdit suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-ilk cümlesi ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2008 tarihli ve 2007/580 esas, 2008/92 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 11.07.2011 gün ve 38421 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08/.2011 gün ve 252390 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “ Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/03/2008 tarihli ve 2008/2761-5122 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 nci maddeleri uygulanır...." şeklindeki düzenleme ile 1412 sayılı Kanun'un 305/1-1 ve 305/2. maddelerine göre ikimilyar liraya kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının da ikibin yeni Türk lirasının altında olduğu nazara alındığında, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8. maddesin 1. fıkrasında ""Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır." 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı C.Y.Y.'nın 305/2 maddesinde "İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz." Aynı yasa maddesinin son fıkrasında ise "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, mahkemece 5237 sayılı T.C.Y.'nın 58. maddesi uygulamasına esas alınan önceki hükümlülüğün 30.9.2003 tarihinde doğrudan hükmedilen erteli 462.377.000 TL'lık ağır para cezasına ilişkin olduğu görülmektedir. Söz konusu hükmün, 1412 sayılı C.Y.Y.'nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305. maddesi uyarınca tekerrür uygulamasına dayanak oluşturmayacağı ve sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanamayacağı açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, tehdit suçundan sanık ... hakkında, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 20.2.2008 gün ve 2007/580-2008/92 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanığa verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hükmün infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden ÇIKARILMASINA, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 21.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?