Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16385 K.2012/21977
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın imar kirliliğine neden olma eylemi nedeniyle mühürlenen binanın inşasına devam ederek mühür bozma suçunu da işlediğinin anlaşılması karşısında, zamanaşımı süresince bu suçtan dava açılabileceği anlaşılmakla yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sabıkasız olan sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, maddi (somut) bir zarar bulunmaması ve TCK’nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmaması karşısında, CMK’nın 231/6-b bendi uyarınca sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, “5237 sayılı TCK’nın 184/5. maddesindeki hükümler 5271 sayılı CMK’nın 231/5-6. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerden daha lehe sonuçlar içerdiğinden” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın imar kirliliğine neden olma eylemi nedeniyle mühürlenen binanın inşasına devam ederek mühür bozma suçunu da işlediğinin anlaşılması karşısında, zamanaşımı süresince bu suçtan dava açılabileceği anlaşılmakla yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sabıkasız olan sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, maddi (somut) bir zarar bulunmaması ve TCK’nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmaması karşısında, CMK’nın 231/6-b bendi uyarınca sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, “5237 sayılı TCK’nın 184/5. maddesindeki hükümler 5271 sayılı CMK’nın 231/5-6. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerden daha lehe sonuçlar içerdiğinden” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.