Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16010 K.2012/24913
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın çatı örtüsünü kaldırarak imar kirliliğine neden olduğu iddiası ve bu eylemin 3194 sayılı Yasa kapsamında idari yaptırım gerektirdiği veya bina yapma niteliğinde olmadığı yönündeki savunmasıdır. Mahkeme, temyiz gerekçelerinin geçerli bulunduğunu kabul ederek kararını bozup dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın yokluğunda verilen hükümde CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak yasa yoluna başvuru tarihinin "tefhim veya tebliğden" itibaren başlayacağı belirtilerek yanıltıcı ibare kullanılması nedeniyle bildirim hukuken geçersiz olduğundan temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak;
1- Sanığa isnat edilen çatı örtüsünün kaldırılması eyleminin, 3194 sayılı Yasanın 32. ve 42. maddeleri kapsamında idari yaptırımı gerektirip bina yapma niteliğinde olmaması ayrıca sanık savunması ve savunmayı doğrulayan bilirkişi raporunda, tadilatın binanın yapım safhası olan 1990-1992 yıllarında yapıldığının belirtilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin 12.10.2004 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında imar kirliliğine neden olma suçunun öğelerinin oluşmadığı gözetilmeden beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre, CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında "müdahil idarenin zararının giderilmediği, para cezasını da ödemediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın yokluğunda verilen hükümde CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak yasa yoluna başvuru tarihinin "tefhim veya tebliğden" itibaren başlayacağı belirtilerek yanıltıcı ibare kullanılması nedeniyle bildirim hukuken geçersiz olduğundan temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak;
1- Sanığa isnat edilen çatı örtüsünün kaldırılması eyleminin, 3194 sayılı Yasanın 32. ve 42. maddeleri kapsamında idari yaptırımı gerektirip bina yapma niteliğinde olmaması ayrıca sanık savunması ve savunmayı doğrulayan bilirkişi raporunda, tadilatın binanın yapım safhası olan 1990-1992 yıllarında yapıldığının belirtilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin 12.10.2004 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında imar kirliliğine neden olma suçunun öğelerinin oluşmadığı gözetilmeden beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre, CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında "müdahil idarenin zararının giderilmediği, para cezasını da ödemediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.