Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/15875 K.2013/14941
Özet: Uyuşmazlık: Sanık …'ın yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararı temyiz edildi; mahkeme, savcılık ve sanığın iddialarını değerlendirerek hukuki gerekçeler eksikliği nedeniyle kararın bozulması gerektiğini belirledi. Mahkeme: Kararın iptal edilmesi, 1412 sayılı CMUK’nın ilgili maddeleri uyarınca yeniden yargılanma için dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ...'ın, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Şikayetçinin ifadesinde, sanığın kendisine hakaret ettiğine ilişkin bir iddianın bulunmadığı, tanıkların duruşmadaki ifadelerinde, sanığın hakaret içerir söylemlerde bulunduğunu beyan ettikleri, bunlardan tanık ...'un ise, sanığın hakaretlerinin küfür içerikli olmadığını, bela okuma tarzında olduğunu beyan ettiği, sanığın şikayetçiyi tehdit ettiğine ilişkin olarak beyanlarının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında ifadeleri alınan ve olaya ilişkin bilgi sahibi oldukları anlaşılan Başak Aslan ile Gülcan Gürpınar'ın yöntemince tanıklıklarına başvurularak, şikayetçi ve tanıklara, sanığın hangi sözlerle hakarette ve tehditte bulunduğu sorulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve sanığın şikayetçiyi tehdit ettiğine ilişkin kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Hakaret suçunun aleni ortamda işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Şikayetçinin, sanığın oğlu ...'ı yaraladığının iddia edilmesi ve dosyada yer alan adli raporun da bu hususu doğrulaması karşısında, sanık hakkında, TCK'nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-CMK'nın 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının, somut (maddi) zarara ilişkin olup, manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, sabıkası bulunmayan sanığa yükletilen hakaret ve tehdit suçlarının mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte zararı olduğu açıklanarak, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, "Müştekinin maddi, manevi zararlarının giderilmediğinin anlaşıldığı” şeklindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, hakaret suçundan yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ...'ın, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Şikayetçinin ifadesinde, sanığın kendisine hakaret ettiğine ilişkin bir iddianın bulunmadığı, tanıkların duruşmadaki ifadelerinde, sanığın hakaret içerir söylemlerde bulunduğunu beyan ettikleri, bunlardan tanık ...'un ise, sanığın hakaretlerinin küfür içerikli olmadığını, bela okuma tarzında olduğunu beyan ettiği, sanığın şikayetçiyi tehdit ettiğine ilişkin olarak beyanlarının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında ifadeleri alınan ve olaya ilişkin bilgi sahibi oldukları anlaşılan Başak Aslan ile Gülcan Gürpınar'ın yöntemince tanıklıklarına başvurularak, şikayetçi ve tanıklara, sanığın hangi sözlerle hakarette ve tehditte bulunduğu sorulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve sanığın şikayetçiyi tehdit ettiğine ilişkin kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Hakaret suçunun aleni ortamda işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Şikayetçinin, sanığın oğlu ...'ı yaraladığının iddia edilmesi ve dosyada yer alan adli raporun da bu hususu doğrulaması karşısında, sanık hakkında, TCK'nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-CMK'nın 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının, somut (maddi) zarara ilişkin olup, manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, sabıkası bulunmayan sanığa yükletilen hakaret ve tehdit suçlarının mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte zararı olduğu açıklanarak, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, "Müştekinin maddi, manevi zararlarının giderilmediğinin anlaşıldığı” şeklindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, hakaret suçundan yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.