‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13029 K.2011/16083

Esas No: 2011/13029 · Karar No: 2011/16083 · Karar Tarihi: 20.09.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın şantaj suçundan dolayı verilen hükmün yasal dayanaklarının ve zarar kavramının yanlış yorumlanmasıdır; mahkeme, 5237 sayılı TCY’nin 7/2 maddesi ve Yargıtay kararlarına göre yeni Ceza Yasası hükümlerinin uygulanmadığını belirlemiştir. Mahkeme, temyiz isteğinin reddi nedeniyle verilen hükmü bozmuş, yargılamayı yeniden başlatıp dosyayı esas mahkemeye göndermiştir.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şantaj

**HÜKÜM:** Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCY 107. maddesine 5377 SY ile 2. fıkranın eklendiği 29.06.2005 tarihine kadar “kişinin şeref ve saygınlığına yönelik açıklamalarla menfaat sağlama” eyleminin yeni ceza yasasında şantaj suçu olarak tanımlanmadığı, dolayısıyla 765 sayılı Ceza Yasasının yürürlükte olduğu tarih ile yeni Ceza Yasasının yürürlüğe girdiği 1.6.2005-29.6.2005 tarihleri arasında bu kapsamdaki eylemlerin yeni Ceza Yasası bakımından daha genel nitelikteki 106/1.fıkra son cümlesinde tanımlanan sair tehdit suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCY.nın 7/2. maddesi hükmü de gözetilerek her iki Ceza Yasasının ilgili hükümleri karşılaştırılıp, sanık lehine olan yasa belirlendikten sonra hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, CYY.nın 231/6-c maddesinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, sanıkların, yüklenen eylemlerinden dolayı katılanı ne gibi somut bir zarara uğrattıkları açıklanmadan ve kanıtları gösterilmeden “Sanığın katılanın uğramış olduğu maddi ve manevi zararlarını gidermediği” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin ve katılan vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?