Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/12355 K.2013/14892
Özet: Uyuşmazlık, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen tehdit suçuna ilişkin mahkumiyet kararıdır; sanığın eşiyle ilgili tehditle ilgili tanık ifadelerinin çelişkili olması ve yasal prosedür eksiklikleri temyiz edildi. Mahkeme, kararın hatalı olduğunu belirterek hükmü bozdu, yeniden inceleme için dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tanık ...'ın aşamalardaki, katılanın beyanları ile uyumlu anlatımlarında, olay günü sanığın katılan eşini, “Bu dükkanda seni barındırmayız, seni öldürürüz, kolunu-bacağını kırarız” diyerek tehdit ettiğini ifade etmesi karşısında, eylemin bu haliyle TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı dikkate alınarak, tanık anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği taktirde yöntemince irdelenip, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sabıkası bulunmayan sanığa verilen 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluğuna uyulmaması,
b) Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sabıkasız olan sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tanık ...'ın aşamalardaki, katılanın beyanları ile uyumlu anlatımlarında, olay günü sanığın katılan eşini, “Bu dükkanda seni barındırmayız, seni öldürürüz, kolunu-bacağını kırarız” diyerek tehdit ettiğini ifade etmesi karşısında, eylemin bu haliyle TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı dikkate alınarak, tanık anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği taktirde yöntemince irdelenip, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sabıkası bulunmayan sanığa verilen 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluğuna uyulmaması,
b) Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sabıkasız olan sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.