‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/10656 K.2013/27352

Esas No: 2011/10656 · Karar No: 2013/27352 · Karar Tarihi: 07.11.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların 22/12/2008 ve 04/05/2009 tarihli talimat duruşmalarında verilen tehdit ve yaralama suçlamalarına ilişkin temyiz başvurusu ile ilgiliydi; Asliye Ceza Mahkemesi, temyiz isteğinin süresinde kabul edilerek işin esasına geçmiştir. Mahkeme, sanıkların tehdit ve yaralama suçlarından mahkumiyetini onaylayarak kararını bozmadı ve yeniden hüküm kurma gereği olmadığını belirtti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, yaralama

HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli karar tebliğlerinin sanıkların 22/12/2008 ve 04/05/2009 tarihli talimat duruşmalarında verdikleri en son adreslere yapılmaması nedeniyle temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Hakaret suçunun alenen işlenmesine karşın, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
2-Katılanın kollukta alınan beyanında, sanıkların, ellerinde oraklarla üzerine yürüdüklerini ileri sürmesi ve tanık ...'un kolluk ve savcılık aşamasında, katılanın beyanını doğrulayarak tehditten söz etmemesi, diğer tanık ...'in aşamalardaki tutarlı beyanlarında sanıkların orakla katılanın üzerine yürüyerek kovaladıklarını, ardından taş attıklarını, ancak isabet etmediğini, tehdit sözü duymadığını beyan etmesi karşısında, eylemlerin sadece silahla yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturabilme ihtimali nedeniyle tanık ...'un aşamalardaki beyanları arasında oluşan çelişkiler giderilip hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığının açıklanıp tartışılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında ayrıca tehditten hüküm kurulması,
3-Kabule göre, tehdit suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin ''TCK'nın 106/2-a, c'' yerine ''TCK'nın 106/2-a'' madde ve fıkrası olarak gösterilmesi,
4-Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün 765 sayılı Kanunun 466/2. maddesine uyan ''kavgada korkutmak için silah boşaltmak'' suçuna ilişkin bulunması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddeleri gereğince mahkemesince uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Adli emanette 3 suç eşyası bulunmasına karşın, 2 suç eşyası hakkında müsadere kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve sanık ...'in eşi ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?