Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/8468 K.2012/5939
Özet: Mahkeme, sanıkların “gelirsem senin ağzını yırtarım!” diyerek tehdit etmiş olmasından ve hukuki yükümlülük sınırlamalarının gerekliliğinden karar alarak, başkaca yönleri incelenmeden hukuki sorumluluğun ortaya çıktığını kabul edip kararı bozup, dosyayı esas/hüküm mahkemesine gönderdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile şuç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ye gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İddianameyle, sanıkların yakınana birlikte "gelirsem senin ağzını yırtarım!" diyerek tehdit ettiklerinden bahisle kamu davasının açılması karşısında, sanıkların eylemlerinde irade birliği olup olmadığı ve söylenen sözlerin vücut bütünlüğüne yönelik mi yoksa TCK.nun 106/1-2. cümle kapsamında mı kaldığı hususunda yargılama ve kanıtları değerlendirmenin Asliye Ceza Mahkemesinin görevine girmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile şuç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ye gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İddianameyle, sanıkların yakınana birlikte "gelirsem senin ağzını yırtarım!" diyerek tehdit ettiklerinden bahisle kamu davasının açılması karşısında, sanıkların eylemlerinde irade birliği olup olmadığı ve söylenen sözlerin vücut bütünlüğüne yönelik mi yoksa TCK.nun 106/1-2. cümle kapsamında mı kaldığı hususunda yargılama ve kanıtları değerlendirmenin Asliye Ceza Mahkemesinin görevine girmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.