Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/8336 K.2012/6100
Özet: (1) Sanık …'nin hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, temyiz isteklerini reddederek kararın geçerli olduğunu kabul etti ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyizde;
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hüküm tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca sanık ...'nin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın aşmalardaki, olay öncesi yakınanlara ait ineklerin arazisine girdiği yolundaki savunmaları karşısında, olayda mağdurlardan kaynaklanan haksız davranışlarının bulunup bulunmadığı tartışılıp sonucuna göre, sanık hakkında haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın her iki yakınını ölümle tehdit etme biçimindeki eylemlerinin aynı kasıt altında birden çok mağdura yönelmiş bulunması, olayın aynı yer ve zamanda geçmiş bulunması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCY.nm 43. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla 1. fıkrasının uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı tartışılmadan, her bir katılana yönelik tehdit eyleminden dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
c) 5271 sayılı Yasanın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre de sanığın tehdit eyleminden dolayı yakınanların ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanmadan "sanığın, katılanların zararlarını karşılamadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı O yer C. Savcısının ve sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlanarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine göndermesine, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyizde;
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hüküm tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca sanık ...'nin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın aşmalardaki, olay öncesi yakınanlara ait ineklerin arazisine girdiği yolundaki savunmaları karşısında, olayda mağdurlardan kaynaklanan haksız davranışlarının bulunup bulunmadığı tartışılıp sonucuna göre, sanık hakkında haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın her iki yakınını ölümle tehdit etme biçimindeki eylemlerinin aynı kasıt altında birden çok mağdura yönelmiş bulunması, olayın aynı yer ve zamanda geçmiş bulunması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCY.nm 43. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla 1. fıkrasının uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı tartışılmadan, her bir katılana yönelik tehdit eyleminden dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
c) 5271 sayılı Yasanın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre de sanığın tehdit eyleminden dolayı yakınanların ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanmadan "sanığın, katılanların zararlarını karşılamadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı O yer C. Savcısının ve sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlanarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine göndermesine, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.