Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/4986 K.2012/7718
Özet: Uyuşmazlık, sanığın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan dolayı verilen hapis cezasının yasal çerçevede uygulanıp uygulanmadığı ve ilgili hak yoksunluklarının dikkate alınması konusundaki temyiz başvurusudur. Mahkeme, sanığın eyleminin suç tipine uygun olduğunu, kanıtların yeterli olduğunu ve hukuka aykırı bir durum olmadığını belirterek hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağını kabul etti ve kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar , diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de bu aykırılıklar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMK'nın 322.maddesi uyarınca, 53. maddenin uygulanmasına fıkranın hükümden çıkarılarak yerine "5237sayılı TCY.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler
yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı" ifadesinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Sanık hakkında TCY'nın 297 nci maddesinin Birinci fıkrasından cezanın alt sınırdan hükmedilmesine karşın, hakkında TCY'nın 35/2'nci maddesiyle indirim yapılırken, "meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre" (...) "verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir" denmesine rağmen, gerekçe gösterilmeden 2/4 oranında indirim uygulanması yasaya aykırıdır.
Şöyle ki; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olacağına ilişkin emredici kurallar (Anayasa, m.141/3; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları; 5271 sayılı CYY, m. 34/1 ve 230) ile mahkeme kararlarının gerekçeli olup olmama yönlerinden temyiz incelemesi yapılması zorunluluğu ve mahkeme kararlarının gerekçesiz olmasının kesin bozma nedeni olduğuna ilişkin yasa düzenlemesi karşısında (5271 sayılı CYY, m. 289/1-g ve halen yürürlükte olan 1412 sayılı CYY'nın 308/7 nci maddesi), sanığa verilecek cezanın "dörtte üçüne kadarı indirilir" denmesine karşın, hiçbir gerekçe gösterilmeden, 2/4 indirim uygulanması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle yerel mahkeme kararı bozulması gerektiğinden, yüksek çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar , diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de bu aykırılıklar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMK'nın 322.maddesi uyarınca, 53. maddenin uygulanmasına fıkranın hükümden çıkarılarak yerine "5237sayılı TCY.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler
yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı" ifadesinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Sanık hakkında TCY'nın 297 nci maddesinin Birinci fıkrasından cezanın alt sınırdan hükmedilmesine karşın, hakkında TCY'nın 35/2'nci maddesiyle indirim yapılırken, "meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre" (...) "verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir" denmesine rağmen, gerekçe gösterilmeden 2/4 oranında indirim uygulanması yasaya aykırıdır.
Şöyle ki; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olacağına ilişkin emredici kurallar (Anayasa, m.141/3; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları; 5271 sayılı CYY, m. 34/1 ve 230) ile mahkeme kararlarının gerekçeli olup olmama yönlerinden temyiz incelemesi yapılması zorunluluğu ve mahkeme kararlarının gerekçesiz olmasının kesin bozma nedeni olduğuna ilişkin yasa düzenlemesi karşısında (5271 sayılı CYY, m. 289/1-g ve halen yürürlükte olan 1412 sayılı CYY'nın 308/7 nci maddesi), sanığa verilecek cezanın "dörtte üçüne kadarı indirilir" denmesine karşın, hiçbir gerekçe gösterilmeden, 2/4 indirim uygulanması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle yerel mahkeme kararı bozulması gerektiğinden, yüksek çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.