‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/28964 K.2012/3544

Esas No: 2010/28964 · Karar No: 2012/3544 · Karar Tarihi: 22.02.2012
Özet: Uyuşmazlık, Datça ilçesi Mesudiye Köyü’nde ruhsatsız restoran ve pansiyonun imar kirliliğine neden olması nedeniyle açılan suç davalarıyla ilgilidir; mahkeme, hukuki kesinti sonrası devam eden eylemlerin ayrı suç oluşturduğunu belirterek sanığın 5237 sayılı yasanın 184/1 ve 765 sayılı yasanın 80. maddeleri uyarınca hürmük (hükümlülük) cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olmak

HÜKÜM: Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Davaya konu Datça ilçesi Mesudiye Köyü'nün belediye sınırları içinde olup olmadığı, belediye sınırları dışında ise özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı, özel imar rejimine tabi ise ne tür bir imar rejimi bulunduğu Datça Belediyesine sorularak, belediye sınırı ve özel imar rejimi uygulanan yerler dışında maddenin uygulanamayacağı da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz ve açıklayıcı olmayan Adalet Bakanlığı ile Bayındırlık İl müdürlüğü'nün yazılarına istinaden hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) 10.03.2006 tarihli fen bilirkişisi Mustafa Çolak imzalı rapora göre suça konu ruhsatsız restaurant ve pansiyonun davalı adına aynı mevkide kayıtlı bulunan 102 ada 171 ve 170 no'lu parsellerin içeresinde bulunduğu, ruhsatsız restaurant yapma eylemi nedeniyle Datça C.Başsavcılığı'nca 14.03.2005 tarihinde iddianameyle kamu davasının açıldığı ruhsatsız pansiyon yapma eyleminden ise aynı yer C.Başsavcılığı'nca 07.07.2005 tarihinde imar kirliliğine neden olmak suçundan ikinci bir davanın açıldığı, her iki davanın birleştirilerek eylemin zincirleme biçiminde imar kirliliğine neden olmak suçunu oluşturduğundan söz edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 184/1 ve 765 sayılı yasanın 80. maddeleri gereği hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, ilk iddianameyle kamu davasının açılması sonucu hukuki kesintinin gerçekleştiği, bu tarihten sonraki eylemlerin ayrı bir suç teşkil ettiği de gözetilerek, ilk iddianame tarihinden sonra suça konu yerde inşaata devam edilip edilmediği yöntemince tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması,
b) Biri diğerinin ön koşulu olmayan ve birlikte uygulanmalarına engel bulunmayan TCK'nun 184/5 maddesindeki özel etkin pişmanlık hükmü ile CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken "kamu zararının giderilmediği, yerin eski hale getirilmediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamaye kısmen uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?