Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/28048 K.2013/5654
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların birlikte tehdit ve yaralama suçları işlediği iddiası üzerine yapılan yargılama sürecidir; mahkeme, temyiz isteğinin reddi nedeniyle esasına geçerek bu suçlamaların kanıtlanması halinde TCK 106/2-c maddesine uygun hüküm kurma yetkisini asliye ceza mahkemesine bırakmak yerine devam ettirmeye karar vermiştir. Mahkemenin sonucu ise, sanıkların tehdit ve yaralama suçlarından dolayı mahkumiyet kararı verilmesi ve bu kararın temyiz edilerek yeniden yargılamaya gönderilmesine karar verilmesidir.
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Birden fazla sanığın katılanı birlikte tehdit ettiklerinin iddia edilmesi karşısında, eyleminin sübutu halinde TCK'nın 106/2-c maddesine uyacağı ve kanıtları değerlendirme ve eylemi nitelendirme görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine mahkemede yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
CMK'nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YGCK'nın 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Sabıkasız olan sanığa yükletilen tehdit ve yaralama suçları nedeniyle mağdurun giderilmesi gereken herhangi bir maddi zararının bulunmaması karşısında, anılan maddede öngörülen uygulama koşulları irdelenmeden "zararın karşılanmadığı" biçimindeki yasal olmayan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Birden fazla sanığın katılanı birlikte tehdit ettiklerinin iddia edilmesi karşısında, eyleminin sübutu halinde TCK'nın 106/2-c maddesine uyacağı ve kanıtları değerlendirme ve eylemi nitelendirme görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine mahkemede yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
CMK'nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YGCK'nın 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Sabıkasız olan sanığa yükletilen tehdit ve yaralama suçları nedeniyle mağdurun giderilmesi gereken herhangi bir maddi zararının bulunmaması karşısında, anılan maddede öngörülen uygulama koşulları irdelenmeden "zararın karşılanmadığı" biçimindeki yasal olmayan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.