Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukukuİcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/25249 K.2012/2874
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın telefonla ve mesajlarla alacaklıya “hizmet” yerine “tehdit” ifadesiyle eşyaların kaldırılacağına dair uyarı yapmasıdır; mahkeme, bu davranışın tehdit suçunu oluşturduğunu kabul ederek sanığı hapse atmıştır. Mahkemenin sonucu ise, temyiz kararının bozulmasına ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilerek yargılanmaya devam edilmesine yöneliktir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1 - Borçlu katılan aleyhine yapılan icra takibinde alacaklı vekilinin yardımcısı sıfatıyla haciz işlemine katıldığı anlaşılan sanığın, katılanı telefonla arayarak "bana parayı vereceksin, aksi takdirde haciz yoluyla eşyaları kaldırırım şeklinde söylediği sözler ile "sana iyilik yapayım dükkanındaki eşyaları kaldırmayayım sen de telefonuma cevap verme dükkanını boşaltayım ondan sonra beni ara" şeklindeki mesajlarının alacağın yasal yollardan tahsil edileceğini muhatabına bildirmek amacına matuf olduğu ve tehdit suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; 5271 sayılı CYY.nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, incelenen dosyada, sabıkasız olan sanığa yükletilen tehdit suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak sanığın hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "katılanın zararının karşılanmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1 - Borçlu katılan aleyhine yapılan icra takibinde alacaklı vekilinin yardımcısı sıfatıyla haciz işlemine katıldığı anlaşılan sanığın, katılanı telefonla arayarak "bana parayı vereceksin, aksi takdirde haciz yoluyla eşyaları kaldırırım şeklinde söylediği sözler ile "sana iyilik yapayım dükkanındaki eşyaları kaldırmayayım sen de telefonuma cevap verme dükkanını boşaltayım ondan sonra beni ara" şeklindeki mesajlarının alacağın yasal yollardan tahsil edileceğini muhatabına bildirmek amacına matuf olduğu ve tehdit suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; 5271 sayılı CYY.nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, incelenen dosyada, sabıkasız olan sanığa yükletilen tehdit suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak sanığın hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "katılanın zararının karşılanmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.