Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/17734 K.2012/15674
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın imar kirliliğine neden olması suçundan dolayı verilen hükümlülüğün temyiz edilmesi ve bu hükümün 2863 sayılı yasa kapsamında olup olmadığı ile ilgili yasal yorumların incelenmesidir. Mahkeme, temyiz isteğinin reddi gerekçelerini bulmuş, sanığın eyleminin imar kirliliği suçuna girip girmediğini tartışmamış ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek hâkimliğin bozulmasını, dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suça konu yerin 3. derece sit alanı içerisinde olması karşısında sanığın eyleminin 2863 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığının tartışılmaması,
2- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK.nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri olan "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin, mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK.nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, aynı maddenin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK.nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK.nın 231. maddesinin uygulanması ya da uygulanmamasında, 6. fıkrada gösterilen objektif ve sübjektif şartların bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, zararın giderilmesi gerektiği şeklindeki şart bu suçta gözetilmemelidir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanık hakkında duruşmadaki olumlu tavırları nedeniyle TCK’nun 62, ve sabıkasız oluşu nedeniyle TCK’nun 50. maddelerinin uygulanmasına karşın “kasıtlı suçtan sabıkalı oluşu ve kişilik özellikleri itibariyle ileride suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmaması” şeklindeki çelişkili gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suça konu yerin 3. derece sit alanı içerisinde olması karşısında sanığın eyleminin 2863 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığının tartışılmaması,
2- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK.nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri olan "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin, mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK.nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, aynı maddenin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK.nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK.nın 231. maddesinin uygulanması ya da uygulanmamasında, 6. fıkrada gösterilen objektif ve sübjektif şartların bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, zararın giderilmesi gerektiği şeklindeki şart bu suçta gözetilmemelidir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanık hakkında duruşmadaki olumlu tavırları nedeniyle TCK’nun 62, ve sabıkasız oluşu nedeniyle TCK’nun 50. maddelerinin uygulanmasına karşın “kasıtlı suçtan sabıkalı oluşu ve kişilik özellikleri itibariyle ileride suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmaması” şeklindeki çelişkili gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.