Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/17545 K.2012/12855
Özet: 1) Taraflar arasında, sanığın tapulu arsada bina yaparak imar kirliliğine neden olması nedeniyle doğan maddi zarar ve bu davranışın suç teşkil edip etmediği konusu uyuşmazlıkta bulunuyor. 2) Mahkeme, suça konu yerin özel imar rejimine tabi olduğunu kabul ederek, sanığın yıkım işlemi yapmadığı için kamu zararının giderilmediğini belirterek hükümünü bozup dosyayı esas mahkemeye gönderme kararı aldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Mahkemenin gerekçeli kararında ayrıntısıyla açıklandığı şekilde suça konu yerin, özel imar rejimine tabi yerlerden olduğu hususunda bilirkişi raporları da gözönüne alındığında tereddüt bulunmadığından, tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
CMY’nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, Y.C.G.K.’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 ... kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Tapulu arsası üzerine bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçu işleyen sanığın kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açmadığı, ruhsatsız yapının yıkılarak eski hale getirmenin ise TCY'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık nedeniyle davanın düşürülmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kabahate dönüşen adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında “inşaatı yıkarak eski hale getirmediği ve bu şekilde kamunun zararını gidermediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Mahkemenin gerekçeli kararında ayrıntısıyla açıklandığı şekilde suça konu yerin, özel imar rejimine tabi yerlerden olduğu hususunda bilirkişi raporları da gözönüne alındığında tereddüt bulunmadığından, tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
CMY’nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, Y.C.G.K.’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 ... kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Tapulu arsası üzerine bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçu işleyen sanığın kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açmadığı, ruhsatsız yapının yıkılarak eski hale getirmenin ise TCY'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık nedeniyle davanın düşürülmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kabahate dönüşen adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında “inşaatı yıkarak eski hale getirmediği ve bu şekilde kamunun zararını gidermediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.