Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/15845 K.2012/9441
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak, ... Köyü Muhtarı olan mağdur ...'ın, köyde yaşayan anne ve babasını tehdit ettiğini ileri sürüp şikayetçi olması sonucunda dinlenilen anne ve babasının tehdit edilmediklerini söylemeleri nedeniyle mağdur hakkında kanıt elde edilememesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip, sanık hakkında iftira suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; mağdur hakkında kanıt yetersizliğinden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı sanığın cezalandırılmasına yeterli olmayıp, ancak vicdani kanaat oluşturabileceği, sanığın anayasal bir hak olan şikayet hakkını kullanıp kullanmadığı değerlendirilmeden ve sanığın suçsuz olduğunu bildiği kişiye suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2-CMK.nun 231/6-c maddesinde düzenlenen "zarar" kavramının, somut, belirlenebilir, maddi bir zararı ifade etmesi, katılanın ise herhangi bir maddi zararı olduğunu ileri sürmemesi karşısında; sanığın iftira fiili nedeniyle mağduru ne gibi somut bir zarara uğrattığı açıklanmadan ve anılan maddedeki diğer yasal ölçütler de irdelenmeksizin "katılanın suçtan kaynaklanan zararının karşılanmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İftira
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak, ... Köyü Muhtarı olan mağdur ...'ın, köyde yaşayan anne ve babasını tehdit ettiğini ileri sürüp şikayetçi olması sonucunda dinlenilen anne ve babasının tehdit edilmediklerini söylemeleri nedeniyle mağdur hakkında kanıt elde edilememesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip, sanık hakkında iftira suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; mağdur hakkında kanıt yetersizliğinden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı sanığın cezalandırılmasına yeterli olmayıp, ancak vicdani kanaat oluşturabileceği, sanığın anayasal bir hak olan şikayet hakkını kullanıp kullanmadığı değerlendirilmeden ve sanığın suçsuz olduğunu bildiği kişiye suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2-CMK.nun 231/6-c maddesinde düzenlenen "zarar" kavramının, somut, belirlenebilir, maddi bir zararı ifade etmesi, katılanın ise herhangi bir maddi zararı olduğunu ileri sürmemesi karşısında; sanığın iftira fiili nedeniyle mağduru ne gibi somut bir zarara uğrattığı açıklanmadan ve anılan maddedeki diğer yasal ölçütler de irdelenmeksizin "katılanın suçtan kaynaklanan zararının karşılanmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.