Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/149 K.2011/24701
Özet: Uyuşmazlık, sanığın tehdit ve hakaret suçlarından dolayı verilen ayrı cezaların tekerrür hükümleri çerçevesinde uygulanıp uygulanmadığı konusundaki temyiz başvurusudur. Mahkeme, temyiz isteğini reddederek, suçun niteliği ve kanıtların yeterliliğine dayanarak sanığın cezasının geçerli olduğunu ve tekerrürün tehdit suçu üzerinden değerlendirildiğini belirlemiştir.
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Sanığın tekerrüre esas alınan Dikili Sulh Ceza mahkemesi'nin 2005/334-2006/7 esas -karar sayılı ilamında tehdit ve hakaret suçundan ayrı ayrı cezalandırılması karşısında , tekerrür hükümleri uygulanırken , hangi suçtan verilen cezanın tekerrüre esas alındığı belirtilmemiş ise de ; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CYY.'nin 305/1-2 maddesi gereği hakaret suçundan verilen doğrudan adli para cezası tekerrüre esas alınmayacağından ve tehdit suçundan verilen cezanın temyizi kabil kararlardan olması nedeniyle tekerrüre esas bulunduğundan ve bu durumun infaz aşamasında gözetilebilmesi nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCY.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, d, e bentlerindeki haklardan hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykın,sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, 5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunluğunun cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilme tarihine kadar devamına, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CYY.nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Sanığın tekerrüre esas alınan Dikili Sulh Ceza mahkemesi'nin 2005/334-2006/7 esas -karar sayılı ilamında tehdit ve hakaret suçundan ayrı ayrı cezalandırılması karşısında , tekerrür hükümleri uygulanırken , hangi suçtan verilen cezanın tekerrüre esas alındığı belirtilmemiş ise de ; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CYY.'nin 305/1-2 maddesi gereği hakaret suçundan verilen doğrudan adli para cezası tekerrüre esas alınmayacağından ve tehdit suçundan verilen cezanın temyizi kabil kararlardan olması nedeniyle tekerrüre esas bulunduğundan ve bu durumun infaz aşamasında gözetilebilmesi nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCY.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, d, e bentlerindeki haklardan hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykın,sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, 5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunluğunun cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilme tarihine kadar devamına, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CYY.nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.