Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/9875 K.2011/9228
Özet: Uyuşmazlık, sanığın görevliye direnme suçundan hüküm konulması ve bu karara ilişkin temyiz başvurusudur; mahkeme, sanığın hak yoksunluklarıyla ilgili 5237 sayılı TCY’nın 53/1‑c maddesinin uygulanmasını düzeltmek amacıyla kararını onaylayarak hapis cezasının infaz süresince geçerli olacağını belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevliye direnme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen görevliye direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Sanığın sabit kabul edilen birden fazla görevliye alenen hakaret eylemlerinin TCY.nın 125/3.a-4,43. maddelerine uyduğu ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olmayıp ayrı bir suç oluşturduğu gözetilmeden, görevliye direnme suçunun içinde eridiği gerekçesiyle görevliye hakaret suçundan hüküm kurulmamış, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla polis memuruna karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemleri nedeniyle TCY.nın 43. maddesi uyarınca cezası artırılmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCY.nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun ve sonuç olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazına kadar uygulanması, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle CYY.nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 29.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevliye direnme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen görevliye direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Sanığın sabit kabul edilen birden fazla görevliye alenen hakaret eylemlerinin TCY.nın 125/3.a-4,43. maddelerine uyduğu ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olmayıp ayrı bir suç oluşturduğu gözetilmeden, görevliye direnme suçunun içinde eridiği gerekçesiyle görevliye hakaret suçundan hüküm kurulmamış, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla polis memuruna karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemleri nedeniyle TCY.nın 43. maddesi uyarınca cezası artırılmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCY.nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun ve sonuç olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazına kadar uygulanması, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle CYY.nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 29.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.