Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/693 K.2011/1581
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kamu görevini usulsüz üstlenmesi ve özel işaret ile kıyafetleri usulsüz kullanması nedeniyle internet kafelerine gitmekten yasaklanmasına yönelik verilen hapis cezasının temyiz edilmesidir. Mahkeme, 5271 sayılı CYY’nin ilgili maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını reddederek, sanığın hukuki durumunu yeniden tartışma zorunluluğu olmadığı gerekçesiyle kararını bozmamış ve hapis cezasının devam etmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu Görevini Usulsüz Üstlenme, Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma
HÜKÜM: İnternet kafelere gitmekten yasaklanması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; 5271 sayılı CYY.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5 maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b) Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
İncelenen dosyada, sanığa yükletilen suçlarla ilgili yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden soyut biçimde CYY.nın 231. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, sanığın hukuksal durumunun, aynı fıkranın (b) bendindeki koşullar yönünden yeniden tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu Görevini Usulsüz Üstlenme, Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma
HÜKÜM: İnternet kafelere gitmekten yasaklanması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; 5271 sayılı CYY.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5 maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b) Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
İncelenen dosyada, sanığa yükletilen suçlarla ilgili yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden soyut biçimde CYY.nın 231. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, sanığın hukuksal durumunun, aynı fıkranın (b) bendindeki koşullar yönünden yeniden tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.