Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/6048 K.2011/5013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın muhafaza görevini kötüye kullanarak hacizli malları teslim etmemesiyle ilgili 5237 sayılı TCY’nın 289. maddesine göre açılan suç davasıdır; Mahkeme, iddianame eksikliği nedeniyle yargılamayı durdurup dosyayı Cumhuriyet Savcılığına göndererek hükmü bozmuş ve davayı yeniden inceleme için esas mahkemeye yöneltmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhafaza görevini kötüye kullanmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Katılan Ziraat Bankası vekilinin icra ceza mahkemesine verdiği 02.11.2005 havale tarihli dilekçesi ile sanığın, teslim aldığı hacizli malları isteğe karşın 06.10.2005 tarihinde icra dairesine vermeyerek muhafaza görevini kötüye kullandığını belirterek şikâyetçi olduğu, dilekçede tanımlanan ve dolayısıyla davanın konusunu oluşturan eylem, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCY'nın 289. maddesindeki muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna ilişkin olup bu suçla ilgili davanın iddianame ile açılması gerektiği anlaşıldığından, yargılamanın durmasına ve usulünce soruşturma yapılıp gerektiğinde iddianame ile dava açılmak üzere dosyanın Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılama koşulu olan iddianame bulunmadan yargılamanın sürdürülerek yazlı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Kabule göre de; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcılığı ve sanık Filit ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Muhafaza görevini kötüye kullanmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Katılan Ziraat Bankası vekilinin icra ceza mahkemesine verdiği 02.11.2005 havale tarihli dilekçesi ile sanığın, teslim aldığı hacizli malları isteğe karşın 06.10.2005 tarihinde icra dairesine vermeyerek muhafaza görevini kötüye kullandığını belirterek şikâyetçi olduğu, dilekçede tanımlanan ve dolayısıyla davanın konusunu oluşturan eylem, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCY'nın 289. maddesindeki muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna ilişkin olup bu suçla ilgili davanın iddianame ile açılması gerektiği anlaşıldığından, yargılamanın durmasına ve usulünce soruşturma yapılıp gerektiğinde iddianame ile dava açılmak üzere dosyanın Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılama koşulu olan iddianame bulunmadan yargılamanın sürdürülerek yazlı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Kabule göre de; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcılığı ve sanık Filit ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.