Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/302 K.2011/2075
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların basın yoluyla hakaret suçundan dolayı verilen cezaların temyiz edilmesi ve ilgili yasal düzenlemelerin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki itirazlardan oluşmaktadır. Mahkeme, temyizlerin reddi gerekçeli olarak kabul ederek kararları bozmak yerine beraat kararı vererek sanıkları suçtan mahrum bırakmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Basın yoluyla hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük, beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- Sanık ... Söğüt'ün 24.03.2004 tarihli basın yoluyla hakaret eylemine ilişkin suçun son kesme nedeninin oluştuğu sanığın sorgusunun yapıldığı 29.06.2004 tarihine göre temyiz süreci içinde 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği,
Anlaşıldığından katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, sanık yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCY.nın 102/4 ve 5271 sayılı CYY.nın 223. maddeleri uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık ... 'ün 23.03.2004 tarihli ve sanık ...'nin 24.03.2004 tarihli basın yoluyla hakaret eylemlerine ilişkin hükümlere yönelik temyizlere gelince,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümlerden 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması ve sanıkların sabıkalarının bulunmaması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ile ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Basın yoluyla hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük, beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- Sanık ... Söğüt'ün 24.03.2004 tarihli basın yoluyla hakaret eylemine ilişkin suçun son kesme nedeninin oluştuğu sanığın sorgusunun yapıldığı 29.06.2004 tarihine göre temyiz süreci içinde 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği,
Anlaşıldığından katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, sanık yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCY.nın 102/4 ve 5271 sayılı CYY.nın 223. maddeleri uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık ... 'ün 23.03.2004 tarihli ve sanık ...'nin 24.03.2004 tarihli basın yoluyla hakaret eylemlerine ilişkin hükümlere yönelik temyizlere gelince,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümlerden 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması ve sanıkların sabıkalarının bulunmaması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ile ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.