Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/24206 K.2011/25656
Özet: Uyuşmazlık, sanığın tehdit suçu işlediği iddiası ve bu suçla ilgili verilen yerel mahkeme kararının temyiz edilmesi konusundadır. Mahkeme, temyiz isteğini reddederek, sanığın tehdit eylemini kanıtlanmış olarak kabul edip, mevcut hükmün usul ve yasaya uygun olduğunu belirleyerek kararı onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkındaki 26.01.2001 tarihli erteli para cezasına ilişkin karardan sonra, 29.01.2004 tarihli para cezasına ilişkin ilam ile 4250 Sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işlemiş ve karara bağlanmış olması, mahkemece adli sicilde yer alan Artvin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2000/112 E-201 l/14karar sayılı ilam ile Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/36 E-2004/604 Karar sayılı ilamlarına yollamada bulunması karşısında, erteli ceza esasen vaki olmamış sayılamayacağından tekerrür konusundaki yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de bu aykırılıklar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMK.nın 322. maddesi uyarınca. 53. maddenin uygulanmasına dair fıkranın hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine " 5237 sayılı TCY.nın 53/1-(e) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı" ifadesinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkındaki 26.01.2001 tarihli erteli para cezasına ilişkin karardan sonra, 29.01.2004 tarihli para cezasına ilişkin ilam ile 4250 Sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işlemiş ve karara bağlanmış olması, mahkemece adli sicilde yer alan Artvin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2000/112 E-201 l/14karar sayılı ilam ile Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/36 E-2004/604 Karar sayılı ilamlarına yollamada bulunması karşısında, erteli ceza esasen vaki olmamış sayılamayacağından tekerrür konusundaki yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de bu aykırılıklar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMK.nın 322. maddesi uyarınca. 53. maddenin uygulanmasına dair fıkranın hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine " 5237 sayılı TCY.nın 53/1-(e) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı" ifadesinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.