Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/22654 K.2012/2260
Özet: Uyuşmazlık, sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlamalarıyla ilgiliydi; mahkeme, bu eylemlerin yasaya uygun olarak suç teşkil ettiğini belirledi. Mahkeme kararını iptal etmedi, ancak infaz sürecinde hatalı uygulanan serbestlik tedbiri ve hak yoksunluklarını düzelterek cezanın mükerrir rejiminde infaz edilmesi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaptırım: Cezaların eleştiri dışında yasal bağlamda uygulandığı,
Eleştiri: Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla madura karşı tek bir fiille işlemesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmamış ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Tekerrür hükümleri uygulanırken TCK'nın 58/7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi ve TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulama süresinin gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve de 53. maddeye ilişkin kısmın "sanığın TCY.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine, diğer kişilere karşı belirtilen haklardan ve 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönler kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 saydı kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaptırım: Cezaların eleştiri dışında yasal bağlamda uygulandığı,
Eleştiri: Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla madura karşı tek bir fiille işlemesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmamış ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Tekerrür hükümleri uygulanırken TCK'nın 58/7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi ve TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulama süresinin gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve de 53. maddeye ilişkin kısmın "sanığın TCY.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine, diğer kişilere karşı belirtilen haklardan ve 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönler kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 saydı kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.