Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/17765 K.2011/21040
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal ve hakaret suçlarından dolayı verilen hapis cezasının hukuka uygunluğuna ilişkin temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, temyizin reddi gerekçelerini bulmadığını belirterek, kararın bozulmasına karar verip dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa, yokluğunda dinlenen tanık beyanları ve dosyada hükme esas alınan diğer belgeler okunarak diyecekleri sorulmayarak CMK'nun 209, 215 maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Hakaret suçunun hapis ve adli para cezası şeklinde seçenekli yaptırım içermesi karşısında; Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezasının tercih edildiğinin hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
3-5237 sayılı TCK. nun 116/4. maddesinde düzenlenen cebir suretiyle konut dokunulmazlığını bozmak suçunun oluşabilmesi için, sanık tarafından kişilere karşı yöneltilen şiddet eylemi ile konut dokunulmazlığının bozulması arasında nedensellik bağının bulunması, şiddetin konut dokunulmazlığını bozmak amacına yönelmiş olması ve bu amacın gerçekleşmesi için araç olarak kullanılması gerektiği, yargılamaya konu somut olayda sanığın izinsiz olarak konuta girdikten sonra katılanı tehdit ettiği kabul edildiği halde konut dokunulmazlığını bozma suçunun ne şekilde cebir veya tehdit kullanılmak işlendiğinin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açıklanmaması,
4-Katılanın, kovuşturma aşamasında verdiği ifade de, sanığın elinden satır alındıktan sonra tehdit eylemini gerçekleştirdiğini ifade etmesi duruşmada ise elinde satır olduğu halde tehdit ettiğini ifade etmesi karşısında, anlatımlar arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, sonucuna göre eylemin silahla gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetime olanak sağlayacak şekilde hükümde tartışılması gerektiği gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
5-TCK'nun 50. maddesi uyarınca sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sırasında duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin veya 51. maddeye göre yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın kişiliği ve geçmişine dayanarak yeterli olmayan gerekçeyle CMK 231, TCK. 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6-5237 sayılı TCK nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa, yokluğunda dinlenen tanık beyanları ve dosyada hükme esas alınan diğer belgeler okunarak diyecekleri sorulmayarak CMK'nun 209, 215 maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Hakaret suçunun hapis ve adli para cezası şeklinde seçenekli yaptırım içermesi karşısında; Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezasının tercih edildiğinin hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
3-5237 sayılı TCK. nun 116/4. maddesinde düzenlenen cebir suretiyle konut dokunulmazlığını bozmak suçunun oluşabilmesi için, sanık tarafından kişilere karşı yöneltilen şiddet eylemi ile konut dokunulmazlığının bozulması arasında nedensellik bağının bulunması, şiddetin konut dokunulmazlığını bozmak amacına yönelmiş olması ve bu amacın gerçekleşmesi için araç olarak kullanılması gerektiği, yargılamaya konu somut olayda sanığın izinsiz olarak konuta girdikten sonra katılanı tehdit ettiği kabul edildiği halde konut dokunulmazlığını bozma suçunun ne şekilde cebir veya tehdit kullanılmak işlendiğinin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açıklanmaması,
4-Katılanın, kovuşturma aşamasında verdiği ifade de, sanığın elinden satır alındıktan sonra tehdit eylemini gerçekleştirdiğini ifade etmesi duruşmada ise elinde satır olduğu halde tehdit ettiğini ifade etmesi karşısında, anlatımlar arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, sonucuna göre eylemin silahla gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetime olanak sağlayacak şekilde hükümde tartışılması gerektiği gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
5-TCK'nun 50. maddesi uyarınca sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sırasında duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin veya 51. maddeye göre yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın kişiliği ve geçmişine dayanarak yeterli olmayan gerekçeyle CMK 231, TCK. 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6-5237 sayılı TCK nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.