Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/16124 K.2011/20157
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın tehdit ve hakaret suçlamalarıyla ilgili yargı kararı ve temyizinde hukuki prosedürlerin eksik uygulanmasıdır; (2) Mahkeme, temyizin gerekçesini kabul ederek kararın belirli maddelerini düzeltmekle birlikte, sanığın infaz sürecine ilişkin hak yoksunluklarını ve denetimli serbestlik tedbirinin süresini yasaya uygun şekilde yeniden düzenleyerek kararı onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, d, e bentlerindeki haklardan hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'nın 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, mahkumiyet hükümlerinde mükerrir olan sanık hakkında TCY'nın 58/7 maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası "5237 sayılı TCY'nın 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunluklarının infaz tamamlanıncaya kadar (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun ise koşullu salıverme tarihine kadar devamına" biçiminde, temyiz edilen kararın açıklanan ikinci noktası tebliğnameye kısmen uygun olarak "Cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzere takdiren 1 yıl süre ile 5275 sayılı Ceza İnfaz Yasasının 108/4 maddesi gereğince denetim süresi içinde bulunmasına" ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CYY.nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 02.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, d, e bentlerindeki haklardan hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'nın 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, mahkumiyet hükümlerinde mükerrir olan sanık hakkında TCY'nın 58/7 maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası "5237 sayılı TCY'nın 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunluklarının infaz tamamlanıncaya kadar (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun ise koşullu salıverme tarihine kadar devamına" biçiminde, temyiz edilen kararın açıklanan ikinci noktası tebliğnameye kısmen uygun olarak "Cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzere takdiren 1 yıl süre ile 5275 sayılı Ceza İnfaz Yasasının 108/4 maddesi gereğince denetim süresi içinde bulunmasına" ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CYY.nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 02.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.