Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/21301 K.2011/4161
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından dolayı verilen hürriyet kısıtlamalı cezanın temyiz edilmesiyle ilgilidir; mahkeme, orantılılık ilkesinin uygulanmaması, haksız kışkırtma hükümlerinin göz ardı edilmesi ve yasal hak yoksunluklarının ihmal edilmesinden dolayı kararın bozulmasına karar vererek dosyayı esas mahkemeye göndermiştir. Mahkeme, temyiz dilekçesini reddederek kararının geçerli olduğunu kabul etmiş, ancak temyiz gerekçelerinin yerinde bulunduğunu belirterek kararı bozmuş ve yeniden yargılanması için dosyayı gönderilmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret, tehdit.
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebi bulunmadığından ...'a müşteki sıfatıyla verdiği ifadede kamu davasına katılmak istenip istenmediğinin sorulmaması bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık velisinin temyize hak ve yetkisinin bulunması nedeniyle temyizin reddi gerekçesi yerinde değil ise de; kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak, sanık ... velisinin temyiz itirazlarının reddiyle, değişik gerekçeyle usul ve yasaya uygun bulunan temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararın istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ...'nın tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) TCY.nın 3/1. maddesinde açıklanan "suçu işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki "orantılılık ilkesi" gözetilmeyerek temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
b) Sanığın, olayda ilk olarak yakınan-sanık ...'ın kendisine 'şerefsiz, pis kürtler' biçiminde hakaret ettikten sonra elindeki sopayla üzerine yürüyüp başına vurduğuna ilişkin anlatımı yöntemince tartışılarak sanık lehine haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Kabule göre; özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret, tehdit.
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebi bulunmadığından ...'a müşteki sıfatıyla verdiği ifadede kamu davasına katılmak istenip istenmediğinin sorulmaması bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık velisinin temyize hak ve yetkisinin bulunması nedeniyle temyizin reddi gerekçesi yerinde değil ise de; kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak, sanık ... velisinin temyiz itirazlarının reddiyle, değişik gerekçeyle usul ve yasaya uygun bulunan temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararın istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ...'nın tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) TCY.nın 3/1. maddesinde açıklanan "suçu işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki "orantılılık ilkesi" gözetilmeyerek temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
b) Sanığın, olayda ilk olarak yakınan-sanık ...'ın kendisine 'şerefsiz, pis kürtler' biçiminde hakaret ettikten sonra elindeki sopayla üzerine yürüyüp başına vurduğuna ilişkin anlatımı yöntemince tartışılarak sanık lehine haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Kabule göre; özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.