Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/10595 K.2010/6028
Özet: Uyuşmazlık, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı verilen hükümün hukuki geçerliliği ve cezanın geri bırakılması kapsamında olup olmadığıdır; mahkeme, ilgili kanun değişiklikleri ve CYY hükümlerini dikkate alarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmadığını belirlemiştir. Sonuç olarak, mahkeme kararını bozmuş ve dosyayı esas mahkemeye göndererek yargılamanın yeniden başlatılmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ (LAR): Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM (LER): Hükümlülük
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Onama, bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı kanunla değişik 23. maddesine göre CYY’deki koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinden, suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan CYY’nın 231/14. madde ve fıkrası uyarınca şikayete bağlı olmayan görevi yaptırmamak için direnme suçunun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında bulunmaması karşısında bu konuda verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ (LAR): Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM (LER): Hükümlülük
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Onama, bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı kanunla değişik 23. maddesine göre CYY’deki koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinden, suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan CYY’nın 231/14. madde ve fıkrası uyarınca şikayete bağlı olmayan görevi yaptırmamak için direnme suçunun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında bulunmaması karşısında bu konuda verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.